Genel

“Türk Gençliği 1919-2019”

giphy

Onların kurmaca çizgi romanları varsa, bizim gerçek tarihimiz var. Onların hayal ürünü karakterleri varsa, bizim binlerce yıla yayılmış saymakla bitmeyecek hakiki kahramanlarımız var! Bilişim tarihimizin tamamen batı destekli olması bir yana batının yancılığını yapan doğu teknolojilerine mahkum olduğumuz gerçekliğine inanmak bir yana… Avrasya ve Afrika gibi coğrafyaların Anadolu gençliği tarafından yeniden yapılandırılması şart oldu.

Özellikle günümüzde hızla artan bilgi birikimli ve çabuk öğrenebilen Türk gençliği, bilişim teknolojilerinin iş gücü ve zeka seviyesi en yüksek olan geliştiricilerini damarlarındaki asil kanla beslemeye devam ediyor. Bu yüzden, tarihimizle kültür ihracatı yaparken günümüz teknolojileri ile de “siber istihbarat” faaliyetlerinin hakkını vermeliyiz…

*

Ülkemizin içinde bulunduğu durumun özeti şu; niteliksiz yöneticiler ve halkın her kademesinde şaşkınlıkla karşılanan vaziyetler içinde, bokuyla boncuk oynarcasına her yerde karşımıza çıkarak fotoğraf verenlerin vatandaş üzerinde tiksinmeye sebep olan hallerin birikmesi ve biriken pis tortulardan bunalan Türk milletinin özüne dönüşü diyebiliriz.Fotoğraf makinesi de devlete ait, fotoğrafçının maaşı da devletten.

İstemediğimiz yerlerden zorla gözümüze sokulan fotoğraflardan hakikaten sıkıldık. İşin garip yanı, iş bilmezlerin sözüne güvenip pozisyon alan Recep Tayyip Erdoğan’a Cumhurbaşkanımız olması hasabiyle inanılmaz derecede üzülmekteyim. Keşke, partisinin çıkarlarını ülke çıkarları ile bir görmeyip, Türk gençliğinin desteğini alabilseydi…

Eminim Türk gençliği de aynı üzüntü içerisindedir. Çünkü, iş bilmezlerin verdiği yanıltıcı bilgiler, yangından mal kaçırırcasına sözde yöneticileri oldukları kurumların içlerini maddi anlamda boşaltmalarının yanı sıra, görevde oldukları süre boyunca henüz dile dahi getirilmemiş ve yalnızca Türk gençliği tarafından dile getirilen hakikatlar neticesinde önümüzdeki günlerde hakikaten vatan hainliği tescil edilecek olan kişilerin görevde olmalarının önüne geçilmiyor. İş bilmez ama iyi niyetlilerin ego ve cahilliklerinden bıkan Türk gençliği, ürettiği fikirleri de, yöneticileri gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunanlara haliyle iletmiyor. İletmesi söz konusu dahi olamıyor.

Şimdi gerek sosyal medya hesaplarından büyük kitlelere ulaşmak için yeni projeler hazırlayan yabancı haber alma teşkilatlarının ortakları gerekse iç savaş çığırtkanlığı yapan herkes Türk gençliğinin sözlerine dikkat kesilsin lütfen;

1- Bir an evvel siyasiler söylemlerini edep çerçevesine çeksinler ve küçücük çocukların önünde ekranlarda veya oyun parklarında bulunan dijital ekranlardan birbirlerine canavarlar gibi bağırmaktan vazgeçsinler!

2-FETÖ’ye methiye düzüp halen daha siyaset sahnesinde olan veya hiç soruşturulmayan her kim varsa Yüce Türk adaleti önünde hesap versin. İşsiz kalan, haksız yere görevinden alınan her kim varsa, vatana hizmet etme aşkı olan tecrübeli devlet adamlarının artması için görevlerine iade edilsin ve gönülleri alınsın.

3- Bilişim teknolojilerinin tüm yabancı menşeili ürünlerinin tamamı bağımsız Türk gençliği tarafından denetlensin ve hem Kişisel Verilerin Korunması Kanununa aykırı olan durumların tespit edilmesi hem de olası bir dijital ambargo sonrası “Dijital Felaket Senaryoları” üzerine hazırlanan raporlamalara göre önlemler alınsın. ( devletimiz bunu düşünüyor sen rahat ol, reis arkandayız gereken cevabı vereceğiz diyerek somut veri yayını yapamayanlar derhal görevlerinden uzaklaştırılıp haklarında soruşturmalar açılsın)

4- İşine gelince Türk milleti, işine gelince Tek millet diyerek her şeyi gördüğünü iddia eden göze hizmet etmek yerine,

Bozkurtlar’ın keskin gözleri ve diğer yeteneklerine göre hizmet türlerinin belirlenmesi çok daha Efal’dir, Hakikattir…

5- Türklerin sembollerini kullanarak Asena’nın bu topraklarda dişi kurt yerine dansöz olarak bilinmesi için sarf edilen çaba karşısında bir kelime dahi etmeyen hangi parti ve lideri olursa olsun derhal özüne dönsün ve külhan beyi gibi kuru söylemlerle ortalıkta bulunmasın. Türk milletinin sinir uçlarını gıdıklayıp ve Türk gençliğinin dikkatini, moralini ve motivasyonunu düşürecek söylemlerden kaçınsın. Türk gençliği dizilerde külhan beyi kültürünü izleyip anı anlatanlara değil, Türk gençliğinin başarılarına somut destek veren yöneticileri görmek istiyor. Kurt Kocayınca köpeklerin maskarası olur belki ama biz Türk gençliği olarak, yaşça bizden büyük olan aile bireylerimizi köpeklere yem etmeyiz.

6- Tüm partiler tamamen bağımsız olan Türk gençliği meclisi altında toplansın. Millete Zarar Veren kişi ve kurumların, fayda sağlamaları için rehabilitasyona tabi tutulmalıdır. Örneğin, yıllarca fırın işletmiş ve bu konuda çok başarılı olmuş bir lisans mezununu getirip milli eğitim ilçe müdürü yapmak yerine yenilikçi olan çalışan ve yöneticileri getirmeliyiz. Aksi halde o ben imam hatipliyim derken lan bende süper liseliyim öbürü de ben fen liseliyim diye bitmek bilmeyen ego döngüsünde gereksiz yolculuğa devam edeceğiz.

7- Sayan kardeşlerden başlayıp, siyasete girip kim kişisel rant elde ederek zengin olduysa, tüm mal varlıkları kamulaştırılmalı. Kendileri ve sebep oldukları herkesin sınava tabi tutulup görevin yetkin ve yeterliliklerine sahip olup olmadıkları tespit edilmeli.

Demin de belirttiğimiz gibi, bizim gerçek kahramanlarımız varken onlar hayal ürünü ve hiç gerçek olmamış kahramanlar üreterek kültürlerini yıllardır ihraç ediyorlar. Biz Nasrettin hocanın biblosunu hediye ederken, onlar da, onlara ait çizgi karakterlerin biblosundan, yatak örtüsüne kadar her şeyini bize satıyorlar. Sonra, dolar neden 7 lira diyoruz. Çünkü yükte hafif ama pahada kıymetli bir ticaret anlayışına mahkum hissediyoruz kendimizi. Hayır efendim öyle değil işte! fikir de zeka da bizde…

Eminim, ya bu telefonlar hakikaten bizi dinliyor ya! diyorsunuzdur. Tam bir okul ismi veya bir yemek markasından konu açılmıştı ki, birden gelen sms ile aa bizi dinliyorlar he! Mi dediniz?

Fikirler maillerde veya whatsapp üzerinde nasılsa. Birçok defa aa ben düşünmüştüm bunu demişsinizdir. Çok şükür geliştirdiğimiz teknolojilerle bizler biz hırsızlık yapmıyoruz. Yapamayız efendim… Bizim sahip olduğumuz kanın asaleti farklı…

En önemli konu bu işte; kanımızı değiştirirlerse, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım der şahlanırız diye kimyamızla oynamaya devam ediyorlar. Kimyasalların yanı sıra görsel tekniklerle (televizyon ve özellikle sosyal mecralar) Türk gençliğini uyuşturmaya gayret edenlerin ekmeğine daha fazla sürülecek yağ kalmadı bu millette. Bakın, her siyasi parti yöneticileri bir anda Türk milleti ve Türk gençliği demeye başladı. peki neden?

Hangi siyasi görüşte olursanız olun burası Türkiye Cumhuriyeti ve menzilimiz de ezelden ebede “Kızıl Elma”…

Sadece şunu düşünün lütfen, bir sabah uyandınız ve internet yok.

Ya da yaşanan yoğun siber saldırılar nedeniyle sistemlerde erişim sorunu yaşanıyor. Ve daha birçok benzer senaryo… Ne yapardınız?

Şimdi sorarım sizlere, tüm kurumların dijital anlamda yabancı ülkelerin ürünleri tarafından dizayn edilip kullanımınıza sunulmasına inandınız da, bir sabah uyandığınızda kurumların ve ülkenin tam bağımsızlığı için iletişimi millileştiren Türk gençliğine mi inanmadınız?

Belki de Gazi Ata’nın 100 yıl öncesinden söylediklerinin gerçekliği için onlar da vazifelerini yapıyordur. Yoksa, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunanlar olmasaydı Türk gençliğine ne gerek kalırdı ki? Dememiz ve algılamamız mı gerekiyordu acaba?

Son olarak, din, hak, hukuk, adalet gibi terimleri ön planda tutarak tüm bu değerlerin yüceltilmesinin kerametini kendinde arayanların kaçınılmaz yıkılışını görmek bir yana, lüküs kamarada kimler oturur diye şarkı yazdıranların hatalarını telafi etmek için kullandıkları tüm terimlerin gerçekliğinin yegane koruyucusu olan Türk gençliğine Allah zihin açıklığı versin ve sayıları hızla artsın temennisi ile hayırlı ramazanlar diliyorum…

Tags : siber güvenliktürk birleşik dev
burakbozkurtlar

The author burakbozkurtlar

Leave a Response