Etkinlik

EtkinlikGenel

Hatay Yapay Zeka İle Belediyeciliğe “Merhaba” dedi

IMG-7908

Türkiye’de ilk defa Yapay Zeka ile belediyecilik temalı bir etkinlik gerçekleştirildi. Henüz pek kimsenin detaylarını bilmediği ancak vatandaşların çok fazla ilgisini çeken bir başlık oldu diyebiliriz. 21 Mart 2019 Tarihinde Hatay TED Kolejinde gerçekleştirilen Yapay Zeka ile Belediyecilik Projesinin tanıtımını Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş’ın açılış konuşması ile başladı.

Dijitalleşen dünyaya adapte olmak için Türkiye’de ilk defa Yapay Zekâ Destekli Belediyecilik çalışmalarına başlayan Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), konuyla ilgili geliştirdikleri proje olan “Yapay Zekâ ile Belediye Yönetimi” çalışmalarını TED Hatay Koleji öğrencileriyle paylaştı.
HBB Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’ın da katılım sağladığı programda, bilişim teknolojilerinin gelişim süreci ve bu sürecin insanlar üzerindeki etkilerinden söz edildi. Başkan Savaş, yapay zeka projesiyle, vatandaşların sorunlarına daha hızlı çözüm üretebileceklerine inandığını belirtti ve şunları söyledi:


“Her geçen gün gelişen teknolojiyi yakalayabilme adına birtakım çalışmalar yapıyoruz. Çağın bize sunduğu imkanları kendi lehimize çevirmek için bir adım attık. Yapay zeka ile belediyecilik projesini geliştirerek, taze zihinlerle paylaşmak istedik. Sizin aracılığınızla da tüm şehrimize anlatmak istiyoruz. Yapay zeka, bireyleri teknolojiyle buluşturup hayatı kolaylaştırıyor. Biz de Hatay’ın sorunlarını daha hızlı çözmek ve ihtiyaçların karşılanması noktasındaki süreci hızlandırmak amacıyla Yapay Zekâyla Belediyecilik Projesi’ni kentimize kazandırmak istedik. Kentimizde gördüğünüz eksiklikleri, elektronik ortam ile belediyemize aktarabileceğiniz bir sistem kuracağız. Belediyeciliği teknolojiyle birleştirirken, sizlerle birlikte şehri geleceğe taşıyacağız. Böylelikle, hem istişare içerisinde olacağız hem de beklentilerinizi gerçekleştirmiş olacağız. Bu sayede şehrin gelişiminde sizler de katkı sahibi olabileceksiniz.” dedi.

Ben de rutin işleri otomatize edecek olan Yapay Zekayı besleyen derin öğrenme ve makine öğrenme teknikleri üzerine somut örnekler vererek genç zihinlerde yer etmeye çabaladım. Katılımın oldukça yüksek olması ile öğrenci ve öğretmenlerden gelen birbirinden güzel sorulara muhatap olduğum için hem mutlu hem de verimli bir etkinliğe vesile olduğum için de gurur duydum diyebilirim.

Şeffaflık ve denetimin yöneticisi niteliğinde geliştirilmesi planlanan Yapay Zeka ile Belediyecilik uygulamaları tamamlandığında, diğer şehirler için de örnek teşkil edecek bir yapıdan bahsediyoruz aslında. Bu projenin en keyifli tarafı, genç zihinlerin kolaylıkla konuyu kavrayabilmeleri oldu diyebilirim. En komik tarafı ise Belediye Personelleri ve tüm yöneticilerinin halk tarafından anlık denetime tabi tutulacak bir yapay zekanın varlığına pek inanmaması oldu. Bence asıl sürpriz ise Ekrem İmamoğlu ile Lütfü Savaşın geliştirici ekiplerinin bir araya gelmesinden sonra planlanan”Dijital Şeffaflık” başlığı olacak gibi.

Yapay zekanın şarjörü niteliğindeki veri setleri konusunda yerelde biraz zayıf olsak bile CİMER gibi başarılı uygulamalar sayesinde çok da karamsar olmamamız gerektiğinin altını çizmekte fayda gördüm ve yeni nesillere “Sizler Geliştirmez ve Kullanıcı Olursanız, Ulusal Güvenliğimiz Tehlikeye Düşer” uyarısını yaptım. Ancak genç kardeşlerimin farkındalık seviyesi ve vatanlarına olan bağlılıkları beni ayrıca mutlu etti.

Ayrıca Siber Güvenilir Hatay etkinliğinin yıldızlarından olan Tarık Eren Taşdemir’de bu tip etkinliklerin ne derece önemli olduğunu, genç yeteneklere fırsat verildiğinde neler yapabildiğinin gösterilmesi açısından da diğer öğrenciler için güzel bir örnek olduğunu herkese gösterdi.


Başkan Savaş, programın devamında ise öğrencilerden gelen soruları yanıtladı ve öğrencilere kitap hediye etti.

Akıllı Atık Sistemleri başlıklı sunumu ile Hidayet Güral geri dönüşümün önemine vurgu yaptı. Ayrıca katılımcılara, arttırılmış gerçeklik özellikli Çanakkale haritalarını hediye etti…

Devamını Oku
Etkinlik

Bilişim Zirvesi 17’de doğruları ve yanlışları ile siber güvenlik konuşuldu

bt

Dijital Güvenlik Platformu kapsamındaki sunumların ilkinde “Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım” isimli sunumu ile Sonicwall Türkiye Ülke Satış Lideri Özben Miçooğulları sahneye çıktı. Mevlana dizeleri ile “Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım” diyerek söze başlayan Miçooğulları, Sonicwall olarak bu sözleri teknoloji alanında da ilke edindiklerini belirtti.
Platformun bir sonraki sunumu ise Adeo Bilişim Kurucu Ortağı Halil Öztürkci’ye aitti, Öztürkci yeni nesil siber güvenlik operasyon merkezleri hakkında katılımcılara bilgiler sundu. Siber güvenliğe IoT penceresinden bakan sunumuyla Cihan Çelik ise Bilişim Zirvesi’nde Proline’ı temsil etti. Dijital Güvenlik Platformu’nda siber güvenlik alanında yapılan yanlışlara da değinilmeden geçilmedi. “Kurumsal Güvenlikte Yapılan Yanlışlar” isimli panelde konuşan Bank Mellat Bilgi Teknolojileri Müdürü Ferhat Kaysı ve Türkiye Sigorta Birliği Bilgi İşlem Müdürü Mustafa Özen yapılmaması gerekenlere dikkat çekti.
ISACA İstanbul Chapter Başkan Yardımcısı Cem Ergül’ün “Bağlantılı Yaşamda Nasıl Güvende Olacağız?” sorusu üzerine kurguladığı sunumda katılımcılar IoT kavramının insan yaşamına daha fazla yerleşmesi halinde hangi tehditlerin konuşulacağı hakkında bilgi edindi. Etkinlik Nart Sigorta ve Reasürans Brokerliği Kurumsal Çözümler Direktörü Erdem Altın’ın Siber Risklerin Yönetimi ve Sigorta Çözümleri isimli sunumu ile devam etti.
Dijital Güvenlik Platformu’nun son bölümünde “Ulusal Siber Güvenlik Politikaları” konuşuldu. Adeo Bilişim Kurucu Ortağı Halil Öztürkci’nin panel yöneticiliğini gerçekleştirdiği oturumda Ankagroup İcra Kurulu Ütesi Ruşen Özkan, Supya Software Proje Müdürü Burak Bozkurtlar, Sonicwall Türkiye Çözüm Mimarı ve Şatış Destek Mühendisi Hakan Özdamar ve Fordefence Adli Bilişim Laboratuvarı Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO Mustafa Sansar konuşmacılar arasındaydı.
Siber güvenlik alanında uzun yıllardır doğruları ve yanlışları ile pek çok adımın atıldığına değinen Halil Öztürkci, tüm katılımcılara teşekkür ederek sözü Ruşen Özkan’a devretti. Konu siber güvenlik olduğunda kapsam büyüdükçe tedbirlerin de büyümesinin şart olduğuna dikkat çeken Özkan, “Bugün dünya genelinde kritik altyapı diye bir kavramdan bahsediyoruz. Kısa tanımıyla kritik altyapı, korunması gereken, insan yaşamı için birinci dereceden önem arz eden, su, enerji, gıda ve nükleer tesisler gibi alanlardır. Kritik altyapılar için önlem almanın önemini geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız uzun süreli elektrik kesintisini hatırlatmak isterim. Metrekare bazında ülkemizin yüzde 60’ını etkisi altına alan kesintilerin sadece sağlık tarafındaki yansımaları dahi bir hayli ağır olmuştu. Öyle ki pek çok hastanede durumu kritik olan hastaların 100’ünü elektrik kesintisi yüzünden kaybettik. Bu sebepten ötürü ulusal kapsamda öncelikli olması ilk konu kritik altyapıların sürdürülebilirliği.”
Siber güvenlik farkındalığının yaratılması için sosyal sorumluluk projelerinin önemli bir etkisi olacağına değinilen panel de sözü Sonicwall Türkiye Çözüm Mimarı ve Satış Destek Mühendisi Hakan Özdamar aldı. “Görevimiz nedeniyle, pek çok kurumda siber güvenlik üzerine toplantılar yapıyoruz. Gördüğümüz kadarıyla da kurumların çoğunun siber güvenlik alanında eğitim alması gerekiyor. Bu kapsamda biz, global bir güvenlik üreticisinin temsilcileri olsak da iş ortaklarımıza farkındalık eğitimleri vermekteyiz. Bu eğitimler sadece iş ortaklarımızla birlikte geliştirdiğimiz ürünleri konu almamakta, aynı zamanda güncel siber tehditler hakkında da detaylar paylaşmaktayız. Global kapsamda ise Sonicwall University oluşumumuz ile hem kendi ürünlerimiz hem de güncel konular hakkında detayları eğitim programına katılanlarla paylaşıyoruz” dedi
Sosyal farkındalığın oluşturulması adına öncelikle verilerimizin nerede nasıl saklandığının ve kimin erişebildiğinin bilinmesinin gerektiğini düşünen Öztürkci bu kez mikrofonu Supya Software Proje Müdürü Burak Bozkurtlar’a uzattı. Ulusal siber güvenlik politikalarının konuşulduğu böylesi bir etkinlikte yerli bir veri kaybı önleme platformu hakkında konuşmayı çok istediklerini, ancak böyle bir platformun ne yazık ki hayatta olmadığını belirten Bozkurtlar, “Millileşme adına yapılması gereken en köklü düzenleme ortak bir DLP’nin hayata geçirilmesi ve HTTPs dışında kendi protokolümüzü hayata geçirmek olacaktır” dedi.

 

Kaynak BTHABER

Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiEtkinliksiber güvenlik

BŞEÜ 5.KARİYER GÜNLERİ DOLU DOLU GEÇTİ

bşeü-kariyer-2

BŞEÜ 5.KARİYER GÜNLERİ DOLU DOLU GEÇTİ

BŞEÜ 5.KARİYER GÜNLERİ DOLU DOLU GEÇTİ

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi 5. Kariyer Günleri, 16-20 Nisan tarihleri arasında birbirinden özel konukların katıldığı konferanslarla tamamlandı. Mesleğinde başarı sağlamış, kariyerleriyle öğrencilere yol gösteren 20’den fazla ismin ağırlandığı etkinliğin ilk gün oturumlarında, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, BASSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Barış Arat ve Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral’ın öğrencilerle bir araya geldi.
17 Nisan oturumlarında; Demirdöküm A.Ş. Ar-Ge Müdürü Utku Can Varol, Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı gazeteci İbrahim Ekinci, bilişim uzmanlığı eğitimi alanında faaliyet gösteren Piksel Akademi’nin kurucu ve eğitmeni Emrah Kozan, tarihçi yazar Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Emel Engin, Yüksek Mimar Hasan Sözüneri, ‘Anne Ben Hacker Oluyorum’ kitabının yazarı, siber güvenlik uzmanı Burak Bozkurtlar ve ressam Barış Sarıbaş, öğrencilere kişisel kariyer yolculuklarını paylaştılar ve başarıya giden yolda dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili çok değerli bilgiler verdiler.
18 Nisan günü; Konveyör Beyaz Eşya ve Otomotiv Yan Sanayi firmasından Ali Osman Koçak, Eurodrip Satış ve Pazarlama Müdürü Yahya Karadede, KOSGEB Danışmanı Ufuk Başaran,
Dual Talent firmasından İK Yöneticisi ve Yönetim Danışmanı Berrin Tavman ve Acıbadem Sağlık Grubu’ndan Halkla İlişkiler Uzmanı Merve Atagül ve Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Filiz Güler Özet öğrencilerle buluştu.
19 Nisan günü; Porland Porselen Lojistik Planlama Grup Müdürü Murat Pamukçu, Ayel Çevre Mühendislik ve Mavi Akdeniz Geri Dönüşüm firmalarının sahibi Ertunç Demir, KWS Türk Genel Müdürü Dr. Veli Girgin, Bilgisayar oyunları üzerine hazırladığı videolarla tanınan YouTuber Enis Kirazoğlu, Visan Vinç ve Hareket Sistemleri firmasından Arge Mühendisi Esad Karaduman ile Makine ve İmalat Mühendisi Hacı Bayram Selçuk, Kariyer Günleri kapsamında öğrencilerle bir araya geldi.

kaynak: http://www.sanalbasin.com/bseu-5kariyer-gunleri-dolu-dolu-gecti-24701591/

Devamını Oku
Etkinlik

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi 5. Kariyer Günleri

kariyer günleri bilecik üniversitesi

16 Nisan 2018 tarihinde Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından düzenlenen 5. Kariyer Günleri etkinliğine konuşmacı olarak davet edildim. Yönetim Bilişim Sistemleri Kulübü öğrencileri ve öğretmenlerimiz ile birlikte  tamamen dolu olan İİBF Konferans salonunda genç kardeşlerimle bir arada olmak çok büyük bir onur diyebilirim. Hem Şeyh Edebali ismi ve geçmişten günümüze kadar gelen öğütleri hem de Bilecik 2. Tugay’da vatani görevimi yaparken yaşadığım Bilecik’in manevi ikliminden bir kere daha sebeplenmek beni çok mutlu etti. Sabah erken vakitlerde tren ile yaptığım yolculuk ve sonrasında beni karşılayan Serkan ve Hidayet isimli öğrenci kardeşlerimle birlikte güzel bir kahvaltı yaptık.

İçten ve samimi davranışları ile beni onore eden Serkan ve Hidayet ile Şeyh Edebali’nin sunumunda gerçekleşen üç boyutlu kısa filmi izledikten sonra ufak bir şehir turu yaparak, etkinliğin düzenleneceği konferans salonuna geldik. Yerleşkede bulunan neredeyse tüm öğrenciler salonu tıklım tıklım doldurmuştu. Moderatör hocamız Buket Bora Semiz, beni arkadaşlarımıza tanıtmasından sonra karşılıklı olarak sizlerle sohbet etmeye geldim diyerek hoş sohbetimize başladık.

Bilişim Yönetim Sistemleri, Bilgisayar Mühendisliği ve Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu öğrencilerine, bilgisayar teknolojileri ve siber güvenlik kavramları üzerine kısa bilgiler verdim. Özellikle, bilgisayar mühendisliği bölümünde okuyan öğrenci kardeşlerime, bizleri yıllardır uyutmaya çalışarak ve aslında ülkemizde hiçbir şekilde bilgisayar mühendisliği yapılarak bir işlemci, anakart veya bağımsız herhangi bir donanım ve yazılım üretilmediğine dikkat çektim. Mevcut teknolojileri sadece kullanarak ve Amerikayı bir daha keşfetmeye ne gerek var ki? Diyenlerin, ülkemizi teknoloji çöplüğüne dönüştürdüklerini, tüccar ve simsarların yabancı teknolojileri ülkemize şuursuzca entegre ettiklerini dile getirip, ülkemize zarar verirken ön planda olup alkış toplayanların hükmünün bittiğini ve yeni nesiller olarak hep beraber hakikat ile milli teknolojiler geliştirilebileceğini ifade ettim. Ayrıca, Siber Güvenlik Nedir? Sorusuna, bilişim teknolojilerinin savunma sanatına siber güvenlik denir, diyerek tanımlamaların alıntı olmadan üretilmesi gerektiğini ve milli teknoloji ve yazılımlar olmadan (global ile iletişim kurabilen) siber güvenlikten bahsetmenin abes ile iştigal olduğunu dile getirdim.

Benden tavsiye isteyen genç kardeşlerimden gelen sorular arasında, hangi programlama dili öğrenmeliyiz? Siber güvenlik üzerine geliştirme yapmak adına hangi programlama dilini tavsiye edersiniz? Bitcoin gibi kripto sanal paralar hakkında neler düşünüyorsunuz? Milli yazılım ve donanım için gerekli enstrümanlar nelerdir? Üniversite sürecimizden sonra atılacağımız iş hayatı için bize avantaj sağlayacak önerileriniz var mıdır? Varsa, bu tavsiyeler nelerdir? Gibi başlıklarda yaklaşık 3 saat boyunca aralıksız sohbet ettik. En güzel soruya Anne Ben Hacker Oluyorum isimli kitabın hediye olarak verileceğini, konferansın hemen başında dile getirmiştik. İnanılmaz derecede güzel gelen sorular arasından seçim yaparak bir kitap hediye etmek adına karar vermek oldukça zor oldu benim için. Son anda Zeynep’ten gelen “Biz arkadaşlarımızla birlikte deepweb de gezindik. En fazla 10 dakika bakındık ve inanılmaz derecede korktuk. Çok heyecanlandık ve hemen çıktık. Acaba başımıza bir şey gelir mi” sorusu ile hepimizi kahkahaya boğan Zeynep’in samimiyeti ve bana benzeyen hiper aktif yapısı nedeni ile kendisine teşekkür ederek kitabını kendisine teslim ettim.

 

Öğrenci kardeşlerimle bir arada bulunduğum süre içerisinde çok konuştum ama kesinlikle boş konuşmadığımı düşündüğümü dile getirdim  ve “Çok konuşalım ama boş konuşmayalım, siber güvenilir kullanıcı ve siber güvenilir geliştirici olalım gibi sloganları genç zihinlere işlemeye çalıştım. Amerikayı bir daha keşfetmeye ne gerek var diyerek hakikat ile milli teknoloji geliştirmekten bizleri yoksun bırakmak adına hayal kurmayı engelleyen söylemlere itibar etmeyiniz ve binlerce yıllık devlet geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyet seviyesini belirleyen bir konuma gelmesi için yılmadan çalışılması gerektiğinin altını çizdiğimi ifade ettim.

 

Kısacası, Bilecik büyük bir gelişim göstererek akıllı şehircilik adına çok ciddi çalışmalar yapmış. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ile bilim ve ilim sevdalılarının buluşma noktası olmuş. Gençlerin gözlerinde gördüğüm pırıltıda pek kimsenin fark edemediği ise aslında, hayallerin gerçekliğini yaşamaya susamış bir milletin en saf halinin yansımasıydı diyebilirim. Hayalleriniz varsa, gerçekliği de vardır. Hayal kurmaktan ve geliştirmekten vazgeçmek yok!

 

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde beni harika ağırlayan tüm öğrencilere, öğretmenlerime, Yönetim Bilişim Sistemleri Kulübüne ve Tarık Semiz hocama teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız…

 

İNSANI YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN

 

 

Devamını Oku