sm_Education-Technology-Speaker-Teacher-College-156aa45

Çocukluk dönemini yaşamayan yoktur. Yani herkes çocuk olmuştur. Hatta bu yazıyı okuyorsanız ya bir çocuk, ya da çocuk kalabilen bir yetişkin olmalısınız. Ben de, çocukluk arkadaşım Alev’in Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik hizmetleri verilen ofisine fırsat buldukça uğrarım. Staj yapmak için başladığı Osman Emmi’nin ofisinde halen daha çalışmaya devam ediyor. Onca geçen yıl arasında, çocuk olarak geldiği ofisinde, artık çalışan kadın profili ile şirin kızı için bir hayat mücadelesi veriyor. Alev’in tek derdi her annenin olduğu gibi iyi bir eğitim alması ve çocukluğunu yaşarken, büyürken üzülmemesi.

Alev ile yaptığımız muhabbeti aşağıda paylaşıyorum.

 

 

 

 

 

Alev’in bana gösterdiği fotoğraf ve videolara baktıkça, devlet okullarında da bu tarzda gönüllü eğitimler verilebilir, hatta ekosistem destekli bir döner sermaye ile okullar nispeten çok daha keyifli bir ortam olabilir diye düşündüm. Gerçi, bu isteğimi dile getirdiğimde Alev’in çocuklara ceza veren bir öğretmenin yaptığı işkenceyi dile getirmesinden sonra, benim ve hatta bizden önceki nesillerin yaşadıkları farklı ceza metotları gözümün önüne geldi. Bu aslında çok ciddi bir tramvadır. Gerçi Alev biraz şanslıydı, sınıftaki diğer öğrencilere göre. Çünkü öğretmen ona tokat atamazdı. Dedesinden korktukları için. Aslında o dönemler, herkese Alev’in dedesine benzer dedeler gerekliydi. Kalemi parmaklarının arasına alan çocuğun elini sıkan bir kişi elbetteki bırakın Hoca sıfatını, insan sıfatını dahi taşıyamaz. Ancak biz ve birçok nesil bu yüzden kayboldu. Alev’e o işkenceye uğrayan çocuğun şimdi hali nicedir dediğimde bana verdiği yanıt her şeyi özetliyordu; hapiste!

işte, bu çocuğu azmettiren bu hoca sıfatlı niteliksizlerdir. Bizler, kayıp balık Nemo izleyen ama kaybolmuş nesilleriz belkide. Son dönemde yaşanan eğitimdeki sorunlar, sistem hataları, niteliksiz dijitalleşme, boşa geçen vakit ve geçim sıkıntıları bahaneleri ile ilgisiz annelere, babalara dönüşen nesilleri malesef izliyoruz. Televizyonlarda veya sosyal medyada, ün, şan ve şöhret gibi statülerin avamlığında yaşıyoruz ve görüyoruz.

 

Özel Okul mu? Devlet Okulu’mu?

Bu soruya birbirinden güzel etkinlikler, keyifli dersler ve beni bile heyecanlandıran anaokulunda robotik, kodlama ve daha nice güzel oyun içerikli dersler. Düşünsenize, sınıflara verilen isimler olan bulutlar, yıldızlar sınıflarında veya dahiler, mucitler sınıflarında okumak, mezun olurken profesör gibi hayata başlamak… Özel okullarda olan bu eğitim seviyesi, devlet okullarında da olmalı. Bu sorun bir şekilde çözülmeli.

 

Ben Alev’in aksine, halen daha kayıp nesillerin farkına varıp, çabalayan insanların olduğuna yine inanıyorum, görüyorum ve destekliyorum. Öte yandan, sigortalı çalışırken işten ayrılıp, işsizlik maaşı alanı da bilerek, kimsenin gözünün yaşına bakmadan, uyanıklık adı altında devletimden bir kuruş dahi çalanın üzerine gidilmesi gerektiğini de yüksek sesle dile getiriyorum. Her nesilden çok ciddi miktarda kayıplar yaşanıyor. Özellikle çarpık dijital yapı ve özellikle devlet bütçelerinin, tablet, akıllı tahta gibi görsel etkisi olan projelerde harcanmasını da, Çanakkale’den sonra kaybettiğimiz en büyük neslin, bizlere kaybettirildiğini yine haykırıyorum. Daha fazla kayıp nesillere sebep vermek istemiyorsanız, kayıp nesillerin yaşadığı tramvatik olayların farkına varmalı ve daha fazla nesil kaybı verilmelisini önlemeliyiz.

 

İster özel okul ister devlet okulu olsun. İnsanların kendi kaderlerini programlama yeteneklerini göz ardı etmeden, milli eğitim seferberliği ile tüm devlet okullarında, nitelikli öğretmenlerle kariyer planlaması yapılarak eğitim süreçleri inşa edilmeli. İrlanda’nın dönüşen gençliği gibi daha nice eğitim modelleri uygulanabilir. Yeter ki, gördüğümüz haksızlık ve yanlışlıklar karşısında sessiz kalmamalı ve gerekirse Alev’in dedesine benzer dedelerden destek istemeliyiz. Dedesi olmayan, ailesi ile birlikteyken teknolojinin esiri olanlarında de konunun içine çekilerek, bilgi seviyelerinin güncellenmesine yardım edilmelidir.

Eğer sende bir kayıp çocuksan, başka çocukları kaybetmemek için bağlı bulunduğun il veya ilçenin yiğit dedesini bul ve işe koyul…

 

Tags : kayıp nesillerözel okul mu devlet okulu mu?
Burak Bozkurtlar

The author Burak Bozkurtlar

Siber Güvenilir Türkiye

Leave a Response