Genel

Nesneler İnternetle Buluşuyor…

burak_kap_teknolojii

Nesneler internetle buluşunca neler olur!.. “Nesnelerin İnterneti” yani “Internet of things…” Günümüzde nesnelerin internetle buluşması ile birlikte insanların konforu ve zamandan elde ettiği büyük bir tasarruf söz konusu.  Tabii ki “arz talep eğrisi”ne bağlı olarak, yeni teknolojilerin yüksek fiyatlar karşılığında kullanılması için, bin-bir zorlukla kazanılan paraya da daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. 

Hele ki teknolojiyi geliştirmek ve insanların vazgeçilmezi olan nesneleri internetle buluşturan teknolojileri de geliştirmeye çalışmak da yine yüksek meblağlardaki masrafları karşılayacak bütçeyi gerektiriyor. Ülkemizde devlet tarafından verilen büyük destekleri çar-çur edenleri lanetleyerek “Nesnelerin İnterneti” üzerine “ceviz” tadında bilgiler vermeye çalışacağım. “Nesne” dediğimizde, interneti olmayan ve aptal cihaz olarak bilinen tüm cihazları düşünebiliriz. Buzdolabı, çamaşır makinesi, klima, hoparlör, saat ve hatta kahve makinesi için nesne ifadesini kullanabiliriz.  Yukarıda geçen nesneler gibi herhangi bir nesne internetle buluştuğunda, insanların ihtiyaçları ve hayal güçlerinin bileşkesi ile ortaya çıkan teknolojiler de nesnelerin internetinin ne olduğunu anlamak adına iyi bir örnek diyebiliriz. Örneğin, evinize gitmeden önce, klima veya kombinizi kontrol edebilir ve basit bir komutla çalışmasını veya kapanmasını sağlayabilirsiniz. 2000’li yılların favorisi olan nesne yönelimli programlama yöntemi de zaten “Günümüzde kullanılmaya başlanan teknolojik cihazların talep sebebidir” diyebiliriz. “Object oriented programming” terimi İngilizce’dir ve [object = obje + [oriented = yönelimli], (hatta sokak jargonu ile ifade etmek gerekirse oryante (L) edilebilen) [programming  = programlama]  // printf (“Nesne Yönelimli Programlama! n”);

Bu teknikle, nesnelerin internetle ve sanal olarak ama fiziksel etkileri ile birlikte hayatımızı kolaylaştıran ve angarya işlerden kurtularak yaşama alanlarımızın atmosferini bir iki dokunuşla ayarlayabiliyoruz. “Nesne yönelimli programlama” ile internetle buluşan nesnelerin başında robotlar hayatımızın her alanında daha çok karşımıza çıkmaya başladı.  Binlerce kilometre uzaklıktaki bir ameliyat robotunu kontrol eden cerrahları duymaya başladık. Belki de yakın zamanda trafik polislerine destek veren robotları da trafikte göreceğiz.  Peki hangi nesnenin ne şekilde kodlanacağına kim karar verecek?  Bu konuda geliştiricilerin hayal güçleri ve canlıların ihtiyaçlarını iyi analiz edebilen analistlerin fikirleri çok büyük önem arz etmektedir.  “Analist” denilince biraz havalı görünse de, “Yüksek katlı binalarda bulunan camları temizleyen bir teknoloji…” diye düşünen amcanız veya “Temizlik robotu ile toz alınsa keşke!..” diyen anneniz de “analist” olabilir.  Geliştiricinin de bu ihtiyaçları kabullenip sorduğu sorulara yanıt verecek bir ekiple çalışması sonrası istediğiniz nesne internetle buluşabilmektedir. 

Tabi, saçma-sapan ve popülist teknolojilerle de karşılaşmak mümkün. Korkarım yakın gelecekte birbirinden farklı iş yapan veya meslek sahibi robotlar daha çok konuşulacak. Üstelik hakları da olacak. Düşünsenize hayvan haklarının çok konuşulduğu günümüzde robotlara, insanlarda ve hayvanlarda olmayan haklar bile tanınabilir.   “Robot hakları”, insanların, insan haklarına veya hayvan haklarına benzer şekilde makinelerine yönelik ahlaki yükümlülükleri olması gerektiğinin kavramıdır. Bu haklar, yasalara göre yaşam ve özgürlük, düşünce ve ifade özgürlüğü ve eşitlik hakkı gibi maddeler de olabilir. Bu kavrama göre yüksek meblağlar ödediğiniz bir arabaya zarar verildiğinde raici veya kasko değerine göre zararların temin edildiği gibi robotlara verilecek zararlar da yarın çok can sıkıcı sonuçlar doğurabilir. Öndeki “BMW” ya da “Ferrari”ye kaza ile çarpmış olan bir “TOFAŞ” otomobiliniz için “Anahtarı bırakalım gidelim” demek gibi, komşunun temizlik robotuna yanlışlıkla bile olsa zarar vermeyi eminim kimse istemeyecektir.  Nesnelerin internetle buluştuğu ve “Yapay Zeka” kavramı ile bütünleştiği bu günler belki de iyi günlerimiz.  Teknoloji, bağımlılığın ötesinde en basiti ile bir “AVM”nin güvenlik noktasında bile insanların özgürlüklerini kısıtlarken, vazgeçilmez özellikleri sayesinde her geçen gün biraz daha güçlenerek özgürlüklerimizi de kısıtlıyor ve biz, kendi kanunlarımızla sürekli yapay zekayı besliyoruz. 

Neticede “Şalteri bizim elimizde olan bir teknoloji, gözünde bu kadar büyütme!..” diyenlerin haklı düşüncelerine saygı duymakla birlikte, “Aptal bir nesne” olan o “Şalter”in de internetle buluştuğunda, iyi ya da kötü, birçok sonuca sebep olabileceğini de hiç unutmayalım. Ayrıca, teknoloji dünyasında insan da bir nesne olarak görünmektedir.  Her ne kadar insan, “özne” olarak tanımlanmış olsa da teknoloji de internetle buluştuğu andan itibaren kendisini “özne” olarak kabul edecektir.  Çünkü, “root” = “ruh” diyebiliriz.  Basit bir devreyi çizdiğinizde o devreyle iletişim halinde olan işlemci gibi, daha birçok enstrümanı düşünerek önce tasarlamanız gerekir.  Ardından donanımınızın işletim sistemini yazmanız gerekir. Ardından ortaya çıkan donanımı yani nesneyi internetle buluşturduğunuzda “ROOT” yani “ruh”u üzerinden bir mantık (Logic) kurgulayıp hayatın içine dahil edersiniz.  Teknolojinin en şirin göründüğü alanlar canlıların yaşama sürelerini uzatan veya hayata dahil olmayı engelleyen eksiklikleri tamamlayan rolünü üstlendiği alanlardır.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Aralık 2019 tarihinde gerçekleşecek olan konferansta üye ülkelerin ana temasının “Siber Güvenlik” olacağını düşünüyorum.  Türkiye Cumhuriyeti’nin dönem başkanlığında gerçekleşecek olan konferansta, “Nesnelerin internetle buluştuğu bir dönem”de ve Suudi Arabistan’ın “Robota vatandaşlık veren ilk ülke” olması nedeniyle, teknolojide tamamen dışa bağımlı olan İslam ülkelerinin tek kurtarıcısının yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacağının altının çizileceğini öngörmekteyim. Çünkü, tersine mühendislik ve nesne yönelimli programlama konusunda en fazla geliştirme yeteneğine sahip olan gençler bizde mevcut.  Umarım kurumlarımızı “Elektronik doktoru” gibi ünvanlarla işgal eden “çakma” tiplerin yerine, bir an evvel o koltukları hak eden ve Türk gençliğinin zekasına saygı duyarak sahip çıkan liyakat ehli birileri gelir de bizler de başta İslam İşbirliği Teşkilatı ve “Türk Birliği” gibi ülkülerin menzile varması için biraz yakıt teknolojisi, biraz da mantığı kurgulayanlardan oluruz. Aksi halde ve bu şekilde süre gelen bağnazlıkla “Dünyada robota vatandaşlık veren ilk ülke” veya “5G’yi kullanan ilk ülke” gibi başkalarının teknolojisi ile övünerek atalarımızın “geliştirme” anlayışının yozlaştırılmaya çalışıldığını üzülerek izlemeye devam edeceğiz. Gerçi izlemeye devam edenler ve izlemeyi sevenler için “Survivor” isimli yarışma da bitti ama kendini “Survivor” olarak görenlerin izlemeleri için her bir bölüm, ayrı ayrı yorumcuların cirit attığı programları ile birlikte internet kanallarından ücretsiz olarak yayınlanıyor.  Dediğim şu ki; birileri, geliştirmeden geliştiriyormuş gibi görünüp, birbirlerine ödül verip alkışlıyorlar diye biz bu fosil zihinleri imha eden teknolojileri geliştirmekten geri durmayacağız. Nesnelerin internetle buluştuğu günümüzde, malları da internetle buluşturmak isterdik ama “MALL”lara internet verip para kazanan yöneticiler de bu kavramı yine yanlış anladı.  Kim bilir? Belki bir gün gelir ve ülke menfaatlerini ön planda tutan bir çip ile gaflet dalalet ve hatta hıyanet içinde yüzenlere de bir can simidi atıp dönüşmeleri için bir fırsata vesile oluruz. . Burak Bozkurtlar, dikGAZETE.com Twitter’da bizi takip edin: @thegreywolves , @dikgazete

Kaynak: https://www.dikgazete.com/nesneler-internetle-bulusunca-neler-olacak-neler-makale,1546.html

dikGAZETE.com

Burak Bozkurtlar

The author Burak Bozkurtlar

Siber Güvenilir Türkiye

Leave a Response