O meşhur “Ayşe tatile çıksın” parolasını eminim bilirsiniz. Hatta farklı yaş seviyelerine göre hissedilen anlamı farklı olabilir. Ancak özünde bu parola ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına giden süreç başlamış oldu.
Tabi o dönemki teknolojik ekipman desteği ile günümüzdeki teknolojik gelişmeler arasında hakikaten büyük uçurum var. Tüm imkansızlıklara rağmen Kıbrıs’ta Türk’e karşı yapılan soykırım denemesini sonuçsuz bırakıp gereğini yapan şehitlerimize rahmet, gazilerimize de sağlık diliyorum.
O dönemki dinlemelere karşı belirlenen parolada Sayın Prof. Dr. Ayşe Güneş Ayata, “Babam Turan Güneş ve Bülent Ecevit, ‘başka ülkeler bizi dinliyorlardır’ düşüncesiyle İkinci Harekat’ın başlaması için parola belirlemeye karar veriyorlar. ‘Ayşe tatile çıksın’ babamdan Ecevit’e bir işaret oluyor.” demişti. Peki ya şimdi?
Şimdi derken, günümüzden bahsediyorum… Düşünsenize tuvalette bile yanımızdan ayrılmayan, kullanıcılarının dijital ikizlerini üreten, uykunun hangi aşamasında ne sıklıkla horladığımızı bile analiz eden, bu analizleri yaparken de kullanıcısına “aman canım horlamamı dinleseler ne olur dinlemeseler ne” dedirten müthiş algı yönetimi ile adeta ruh ikizi olmaya aday türlü teknoloji ile yaşadığımız bu günler tamamen gerçek. Ailece yemek yerken herkesin elinde veya bir karış ötede durarak “heh işte yakınımda telefonum” hissiyle serotonin salgılatan teknolojiler bu mutluluğa neden bedavaya sebep olsun ki?
Kıbrıs Barış Harekatında o günün Başbakanı ile Genel Kurmay Başkanı arasındaki parola kavramından günümüze izdüşümü çıkaracak olsaydım veya günümüzün Siber Komutanlığında onca siber istihbarat riski ortadayken devlet başkanlığı ile ülkemize karşı planlanan sıfır gün veya benzeri birçok yeni nesil savaş tehdidini bilerek Siber Vatan’da yeni bir dijital soykırıma karşı müdahale zamanı geldiğini bildirecek olsaydım sanırım en uygun parolanın yine benzer bir mesajla ilgililerin dikkatine sunardım herhalde. Mesela “Ayşe teyze artık tatilden dönsün” diyerek olası bütünleşik ve siber destekli devam eden operasyonlar için tatilden dönen Ayşe teyzeyle derhal ilgililere sunum yaparak, konunun tüm uzmanlarına, karar vericilere önce şoke etkisi yapacak gerçekleri ardından da mevcut teknolojilerin tüm risklerini avantaja dönüştüren entegrasyon, kanca gibi daha nice modelin önemini tatilden dönerse Ayşe teyzeyle anlatıp sonraki kuşaklar için yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışırdım.
Tabi bu hayalden öte tamamen bir ironi. Ne ben siber güvenlik komutanıyım ne de Ayşe teyzemiz tatilde.
T.C. kimlik numaralarımızın açık anahtara benzer hallerde ortalığa saçılması ve bu durumun siber saldırganlar tarafından vatandaşlarımıza karşı iştah kabartan kazanç kapısına dönmesi bir yana toplumda oluşan panik havasına karşı yatıştırıcı ve önleme iddiasında bulunan sosyal medyaya e-devlet onaylı giriş gibi oldukça kritik hata riski bulunan yöntemlerin benimseniyor olması bir yana. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz misali, konunun uzmanı olarak karar vericilere Ayşe Tatilden henüz dönmezden evvel bir kaç hatırlatma yapmakta var;
Şayet e-devlet ile giriş seçeneği yerine tüm Türk vatandaşlarının kullanabileceği tamamen milli diyebileceğimiz bir elektronik posta sistemi oluşturulmalı. Bu sürece de noterlerin kullandığı gmail, hotmail gibi uzantılı elektronik postalara son vererek başlamak, KVKK’ya aykırı olan bu büyük hatadan dönerek ve biraz da gelir elde ederek başlanabilir.
Örneğin burak.bozkurtlar veya takmaisim.turkmail gibi bir eposta adresleri vatandaşların kullanımına ücretsiz olarak açılır. Sosyal medya hesaplarına regülasyon olarak bu çıkarılır ve denir ki; Ey instagram, facebook temsilcisi gel bakem sen şöyle, bundan sonra benim hazırladığım giriş seçeneğini entegre edeceksin. al sana da API, halledin şu giriş seçeneği işini ve tıpkı google hesabınla giriş yap seçeneği gibi turkposta veya turkmail gibi bir seçeneği ekle.
sana bana ne lazım? kullanıcının yaşını doğrulamak. Hadi şimdi doğruladık. Benim vatandaşımın kim olduğunu da jeton mantığı ile hallettiğimize göre şimdi de olası bir suç durumunda benimle verileri paylaş, paylaşmıyorsan sunucularını Türkiye’de bulundur. Onu da yapmıyorsun o halde vatandaşlara tüm benzer platformların alternatifini sunmakla kalmıyor ASELSAN 1923 Akıllı telefonu sahaya sürüyor ve TOGG’daki gibi kendi uygulama marketimi devreye alıyorum. Rekaber Kurumu tarafından vatandaşlarımın verilerinden elde ettiğin ticari gelirler için şu tutarları da sana ceza olarak kesiyorum. Zaten google ve palantir gibi teknolojilerle kullanıcı verilerini kullanarak türlü türlü otonom silahla milletime karşı dijital soykırım peşindesiniz ve bunu artık delilleriyle birlikte vatandaşlarımız öğrenecek ve sizleri bırakın yatak odasında başında tutacak kadar güvenmeyi, sizlerin üst düzey kullanıcılarınızı rüyalarına girecek kadar kendi dijital silahlarınızı size karşı kullanacak yetenekleri açığa çıkaracaklardır.
Tıpkı 1974’e kadar devam eden soykırım denemelerine Türk milletinin tüm ambargolara gönüllü olarak direnerek elde ettiği kazanımlara gibi. Bugün çok daha güçlü, çok daha proaktif bir seviyede tüm dünyanın teknolojiden mahrum kalacağı bir dönemi yaşamamak için bizimle tamamen bizim modellerimizle işbirliği yapın. Aksi halde Hürmüz Boğazı’nın kapanması sonrası yaşanan küresel etkinin çok daha fazlasını hissedersiniz.
Yani sivri zekaların google sunucularında yaşanan hizmet kesintisi veya instagramın uçtan uca şifreleme özelliğini 8 Mayıs itibariyle kaldırmasını açıklaması nedeniyle İzahat istenmeli gibi saçma ve küçük düşürücü bir yaklaşım yerine “bana bak devletimiz de milletimiz de sizlerin ne pok yediğini, neler yapmaya çalıştığını ve toplumumuzda siber saldırganların ele geçirdiği bahanesiyle ortalığa saçılan kullanıcı mesajlaşmalarıyla nasıl siber destekli iç savaş denemesi yapmaya çalıştığınızı okuyor ve çok güvendiğiniz yakın veya uzak yörünge uydularınız 13 yaşındaki öfkeli çocukların radarına girerek yanlışlıkla çalışmaz hale getirilebilir. Belki de İran’ın vurduğu dünya teknoloji devlerine ait sunucu merkezlerinden çok daha fazlasını bile kaybedebilirsiniz. Üstelik bunları NATO müttefikliği kapsamında “bağımsız siber güvenlik grupları tarafından yapılabilir” notu ile pek ala müttefiklerimize iletebiliriz.
Olmaz da, ya olursa diye… İhtimal…
Bu arada varsa somut ve destekli önerisi olan buyursun bir adım öne çıksın. Yoksa teknolojik ürünlerin bağımlısı olarak, önemli toplantılarda Apple Watch ile poz vererek, google da yaşanan internet kesintisiyle ile ilgili izah isteyerek ve belki de en önemlisi vatandaşının kimlik doğrulamasını yanlış yöntemlerle (bakınız AB tam üyeliği kapsamında vatandaş verilerini verip daha sonra halen daha AB ye girilemeyen sürece, hastanelerde avuç/damar ile kayıt sisteminin risklerine vs.) dillendirmeyi de konunun gerçek uzmanlarının transhümanizm dayatmasına karşın neler söylediğine iyi bakın. Devletin çocukları Ayşe Teyze’nin tatilden dönmemesi halinde ileri gözetleyici olarak savaş tarihine geçen 2 gurur duyduğumuz vakanın 3. süne imza atarken tüm dünyanın dijital şah damarını kesip atarken hangi anahtar kelimeyle harekat merkezine koordinat vereceğinden şüphe etmeyin derim.
Ayşe teyze tatilden dön de işimize bakalım…
Not: burada tatilden dönmesi beklenen Ayşe teyze tamamen bir ironidir. Gerçek kişiler ve tarihte adı geçenler değildir.





