Yapay Zeka

Yapay zekâ, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti.[1] İngilizce artificial intelligence kavramının akronimi olan AI sözcüğü de bilişimde sıklıkla kullanılır. Yapay zekâ çalışmaları genellikle insanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye yöneliktir.[2]

Bir bakış açısına göre, programlanmış bir bilgisayarın düşünme girişimi gibi görünse de bu tanımlar günümüzde hızla değişmekte, öğrenebilen ve gelecekte insan zekâsından bağımsız gelişebilecek bir yapay zekâ kavramına doğru yeni yönelimler oluşmaktadır.

Bu yönelim, insanın evreni ve doğayı anlama çabasında kendisine yardımcı olabilecek belki de kendisinden daha zeki, insan ötesi varlıklar meydana getirme düşünün bir ürünüdür. Bu düş, 1920’li yıllarda yazılan ve sonraları Isaac Asimov’u etkileyen modern bilimkurgu edebiyatının öncü yazarlarından Karel Čapek’in eserlerinde dışa vurmuştur. Karel Čapek, R.U.R adlı tiyatro oyununda yapay zekâya sahip robotlar ile insanlığın ortak toplumsal sorunlarını ele alarak 1920 yılında yapay zekânın insan aklından bağımsız gelişebileceğini öngörmüştü.

Cyber Securitysiber güvenlikSiber istihbaratYapay Zeka

Siber Güvenlik Türkiye 2. Bölüm | Teknoloji Size Ait Değilse, Dijital Kölesiniz!

dijital köle m
Bu bölümde, siber güvenliğin sadece bireysel bir mesele değil, milli bir beka sorunu olduğunu tüm çıplaklığıyla masaya yatırıyoruz. Yanımızda taşıdığımız telefonlardan bindiğimiz elektrikli araçlara kadar internete bağlanan her cihazın nasıl birer "ajan" haline gelebileceğini konuşuyoruz. Özellikle kamu personellerinin ve devlet yetkililerinin kullandığı akıllı saatlerin, WhatsApp gibi platformların nasıl birer "dinleme cihazına" dönüşebileceğini ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yaşadığı o kritik süreci analiz ediyoruz. Bu Videoda Neler İzleyeceksiniz? İnternete Bağlı Her Şey Bir Risk mi? Akıllı cihazların veri toplama kapasiteleri. Kullanıcı Sözleşmelerindeki Gizli Tehlike: Ses, görüntü ve biyometrik verileriniz (parmak izi, yüz tanıma) nasıl işleniyor? Milli Güvenlik ve Dijital Tehditler: MGK
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber SecurityGenelsiber güvenlikSiber istihbaratYapay Zeka

Cezasızlık Algısı Bitiyor: Yapay Zekâ Destekli Kamu Güvenliği Sahada

siber devriye3
Son dönemde “suça sürüklenen çocuk” söylemi üzerinden meşrulaştırılmaya çalışılan vahşet, Türk milletinin vicdanında derin bir öfke oluşturdu. Henüz reşit değil bahanesiyle masum çocukları katleden, sokakları ve toplu alanları güvensiz hâle getiren çocuk kılıklı canilere karşı artık toplumda tek bir beklenti var: Caydırıcılık. Bu haklı beklentiye Cumhurbaşkanımız da sessiz kalmadı. Yeni yasal düzenlemelerle, “nasılsa cezasız kalırım” ya da “bir gün af çıkar” algısıyla suç işleyenlerin önüne geçilecek, ağır suçlarda yaş faktörünün bir kalkan olarak kullanılmasının önüne set çekilecek. Bu düzenlemelerin Meclis gündemine hızla geleceği ve yasalaşacağı artık biliniyor. Ancak kamuoyuna henüz yeterince yansımayan, kamu güvenliği açısından son derece kritik bir başka
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber SecurityHaftalık Tehdit Raporusiber güvenlikSiber istihbaratYapay Zeka

Siber Güvenlik Türkiye 1. Bölüm | Kişisel Mahremiyetimiz Yok!

kişisel mahremiyet yok
Dijital dünyada güvende miyiz? Dijital dünyada hiçbir şey göründüğü gibi değil! Popüler mesajlaşma uygulamaları gerçekten güvenli mi? Uçtan uca şifreleme bir efsane mi? Sosyal medya devleri ve istihbarat programları arasındaki gizli bağlar neler? Bu serimizde, sadece siber güvenliği konuşmayacağız; dijital mahremiyetin sınırlarını, kişisel mahremiyetin önemini, dijital ayak izlerini, cihazlarımızın bizi nasıl dinlediğini ve siber savaşların perde arkasını uzman bakış açısıyla masaya yatıracağız.
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber SecurityFelsefeHaftalık Tehdit RaporuMetaverseSiber istihbaratYapay Zeka

İznik Gölü’nün Çekilen Suyu, Gemlik’in Saklı Kitapları ve Bugünün Sessiz İşaretleri

06TC23
Bazen tarih, kendini yüksek perdeden anlatmaz. Birkaç ay önce Gemlik’te eski bir evin tadilatında bulunan tozlu kitaplarla fısıldar… Üstelik bu ev, sıradan bir ev de değildir: Celal Bayar’ın doğduğu ev. Gemlik’in o sade sokaklarında, Galip Hoca’nın yıllarca koruduğu aile yadigârı rafların arasında saklanan Cemal Kutay’ın cilt cilt İstiklâl  ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi… Kitapları eline aldığında insan, “tarih yazılmıyor, yaşanıp bekletiliyor” duygusuna kapılıyor. O sayfalarda yalnızca Anadolu’nun küllerinden doğuşunu okumuyorsun; aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk on yılındaki akıl terini, Celal Bayar’ın ekonomi politikalarındaki isabeti, yoklukla kurulan fabrikaların ardındaki stratejik zekâyı da görüyorsun. Çünkü bu topraklarda milli mücadele sadece savaş meydanlarında değil; iktisatta,
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber SecurityDijital DönüşümHaftalık Tehdit RaporuMetaversesiber güvenlikSiber istihbaratYapay Zeka

C-130 Tartışmaları, “Asker Kılıklı Hainler”, Cem Yılmaz Göndermesi ve Türkiye’nin OSINT Gerçeği

c130uçak
C-130 Tartışmaları, “Asker Kılıklı Hainler”, Cem Yılmaz Göndermesi ve Türkiye’nin OSINT Gerçeği Son günlerde yaşanan C-130 olayı Türkiye’nin yalnızca havacılık gündemini değil, sosyal medya üzerinden kurulan açık kaynak istihbarat (OSINT) refleksinin nasıl çalıştığını da ortaya koydu. Sosyal medya, bir kez daha, gerçeği arayanların toplandığı büyük bir dijital laboratuvara dönüştü. Normalde yan yana gelmesi imkânsız olan görüntüler, ifadeler, eski videolar ve kurgu sahneler, Türkiye’de saniyeler içinde ortak bir anlatıya dönüşebiliyor. Bir dizideki “asker kılıklı vatan haini” karakterinin mürettebatıyla birlikte uçak düşürdüğü sahne, yalnızca kurgusal bir bölümken, halkın yıllardır içinde biriktirdiği istikrarsız güven duygusuyla birleşince bambaşka bir anlam kazandı. Cem Yılmaz’ın 2007’de
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber SecurityKVKKMetaversesiber güvenlikSiber istihbaratTBGYapay Zeka

“Her şeyinizi biliyor gibiler” — Tek kullanımlık ajanlardan dijital çıplaklığa: Avrupa’nın yeni normalinin anatomisi

eye
“Her şeyinizi biliyor gibiler” — Tek kullanımlık ajanlardan dijital çıplaklığa: Avrupa’nın yeni normalinin anatomisi Son haftalarda Münih Havaalanı örneğinde gördüğümüz gibi, hava sahamızın üzerinde belirsiz insansız uçuşlar (drone’lar) ortaya çıktı. Uçuşlar yüzünden terminal kapandı, yüzlerce uçuş etkilendi ve binlerce yolcu mağdur oldu. Bu sadece lojistik bir aksama değil; kritik altyapılarımızın ve gündelik yaşamımızın kırılganlığının somut bir göstergesi. Alman siyasetinin zirvesinden gelen açıklamalar da olayın boyutunu gösteriyor: Şansölye Friedrich Merz ve Savunma Bakanı, bu düzensiz drone uçuşlarının bazıları için Moskova’yı işaret ediyor. Merz “savaşta değiliz ama tam olarak barış zamanında da değiliz” diyerek yeni bir güvenlik gerçekliğini özetledi. Bu söylem, bize
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber Securitysiber güvenlikSiber istihbaratYapay Zeka

Siber Suçtan Savaş Alanına: “Ah keşke”lerin Ötesinde Bir Tehdit

Soldier-digital-map
Siber Suçtan Savaş Alanına: “Ah keşke”lerin Ötesinde Bir Tehdit Siber güvenlik ihmali çoğu zaman cüzdana, karta, kimlik hırsızlığına indirgeniyor; oltalama, kredi kartı dolandırıcılığı, izinsiz kredi çekme gibi vakalar mağdurlar için yıkıcı olsa da toplumsal söylemde çabuk "ah keşke"ye, "hangi bankaya güvenecektik" e sıkıştırılıyor. Oysa bugün birinin banka hesabının boşaltılması neyse, yarın aynı veri zincirinin bir insanı "hedef" ilan edip ölümüne götürebilecek operasyonel bir karar sürecine dönüşme riski aynı derecede gerçektir. Bu yüzden maddi mağduriyeti küçümsemek; güvenlik kültüründe, politika yapımında ve hukuki düzenlemelerde hayati hatalara yol açıyor. (oltalama/finansal dolandırıcılığın toplumsal minimize edilmesi yanlış güvenlik algısı yaratır — bunun sonuçları teknik ve
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber Securitysiber güvenlikSiber istihbaratYapay Zeka

Sumud Filosu Hedefte: Dronlar ve Siber Gölge

sumud_filosu_nedir_sumud_filkatildi_1758805943_18
Dijital Çekirgeler: Sivil Filolara Sürü Drone Saldırıları ve Siber Savaşın Karanlık Yüzü Denizde insani yardım taşıyan bir filonun gökyüzünde onlarca kamikaze drone tarafından hedef alındığını düşünün. Tek bir insansız aracın değil, sürü halinde gelen, aynı anda yön değiştiren, adeta böcek sürüsü gibi organize olmuş onlarcasının. Bu artık hayal değil, çağımızın gerçeği. Son haftalarda Sumud Filosu’nun iki kez drone saldırısına uğraması, insani bir yolculuğun bile bu tehdide açık olduğunu gösterdi. Ama mesele yalnızca fiziki değil; arkasında siber gölgeler de var. Çünkü artık hiçbir saldırı yalnızca saldırı değil; her saldırı, dijital ağlarla beslenen hibrit bir operasyon. Sürü Drone Mantığı: Doğadan Teknolojiye Sürü
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber SecurityDijital Dönüşümsiber güvenlikSiber istihbaratYapay Zeka

Siber Vatanda Domatesin Yeri

domatessiber
Domates, Telefon ve Algı Yönetimi: Netanyahu’nun İtirafı Gazetecilerin sorularının yanıtlandığı bir kürsüde ABD bayrağı, mikrofonun başında Netanyahu. Yanındaki kürsüde ise ABD Dışişleri Bakanı... Sorduğu soru basit: “Telefon kullanmayan var mı? Aslında İsrail’in bir parçasını tutuyorsun. Domates, kiraz yemeyen var mı? Onlar da burada yapılıyor.” Gülüşmeler eşliğinde geçen bu sözler, aslında gündelik bağımlılığın stratejik bir özeti. Çünkü mesele telefon kullanıp kullanmamak ya da domates yiyip yememek değil; başka bir ülkenin teknolojisine, tarımına, üretim zincirine ne kadar mahkûm olduğumuz. Bağımlılığın Adı: Teknoloji Bugün “telefonsuz yaşamak” romantik bir tercih gibi görünebilir. Ama her elimiz cihaza gittiğinde, sadece internete bağlanmıyoruz; küresel bir güç ağının
Devamını Oku
Bilgi GüvenliğiCyber SecurityMilli İstihbarat Akademisisiber güvenlikSiber istihbaratYapay Zeka

Enerji Güvenliği, Dijital-Yeşil Dönüşüm ve Siber Vatan: MİA’nın Raporundan Stratejik Dersler

miascreenrapor
Milli İstihbarat Akademisi'nin yayınladığı son rapor yine bir önceki 12 gün savaşı raporu kadar çarpıcı ve önemli detaylarıyla dikkat çekiyor. Hatta, iş bilenin kılıç kuşananındır misali ülkemizdeki ilgili bakanlıkların işlevsizliğini gözler önüne sermekle kalmıyor, raporda referans aldığı verilerin kaynağı olarak (ülkemizde bulunan ilgili kurumların yetersiz ya da hiç yapılmamış çalışmalarından dolayı) Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere birçok teknoloji devi ülkeyi referans gösteriyor. Açıkçası böyle bir durumda ilgili kurumda bir yönetici olarak MİA'nın son iki raporunu okumuş olsaydım, büyük ihtimalle istifa eder ve bugüne dek tarafıma ödenen tüm maaşları da misliyle iade ederdim. Hiç olmasa Mehmetçik vakfına bağışta bulunarak Yüce
Devamını Oku