Deneme

Üsküdar’a gidelim kuşu…

indir (5)

Üsküdar’a gidelim kuşu…

Sevdiğine, gözlerinin içine bakarak; bak Üsküdar’a gidelim kuşu geldi dediğini anımsadım birden. Hemen balkona çıkıp nerede bu kumru diye bakmak istedim. Güzelim kumru gözlerini bana dikip sessiz sessiz beni izliyordu. Normalde hemen kaçması gerekirdi acaba bana bir şey mi anlatmak istiyor diye de düşünmedim değil. Sonra içeri girip çay doldurup geldim kendime. Bir kaç cevizde hazır bulundurdum. Muhtemelen yanıma gelmezdi ama benden sonra yine geleceği belli olan kumru için ufak bir süpriz bırakmak geldi içimden.

Çayımı yudumladım sigaramdan da bir duman aldım ve kumruya Üsküdar’a gidelim kuşu dedirten kim olabilir diye düşündüm. Belki bir anane yada dedeydi bu örneklemeyi yapan olmalı diye düşündüm. Sonra İçten içe konuştum kumruyla. Üsküdar’a gidelim diyorsun ama bak buralarda yaşıyorsun. Demek ki seni de kandırmışlar diyerek güldüm ve esprinin kumruyu dahi güldürmediğini görünce düşüncelerim de sustu bir anda. Kalbim bir farklı atmaya başladı. Sanki, kalbimin her bir atışı ritim halinde kulaklarımda yankılanıyor ve bir operanın kapanmadan önceki son gösterilerine benzer bir halde kalbim kendini bana hissettiriyor ve hatta haykırıyordu…

Sigaram bitti, çayım bitti ve kumru da uçup gitti…

Ertesi sabah mı yoksa bir kaç gün sonra mı bilemiyorum. Bende pek zaman meftunu kalmadı bu son günlerde. Yaşlılık yada tembellikten değil, anlamsızlıktan.

Çok anlamsız hayatlar yaşanıyor. Bana hiç kimse hayatım çok anlamlı diye anlatamaz. Anlatır, konuşur ama bana anlatamaz ve benim gibi farkındalığın fevkinde olanlara anlatamaz. (farkındalığın terki olursa haber ediniz)

Herkesin bir derdi var duru içerisinde… O misal

gttgt

Benim Üsküdar’a gidelim kuşuna da söylediğim aslında buydu. Ümran benim çocuğum olsaydı, yada sizlerden birinin. Yine burada Üsküdar’a gidelim diyen bir kuşla çay sigara yapar mıydınız?

Ben kumru ile ilk tanışmam da söylemiştim. Bu dünya sadece Üsküdar’dan ibaret değil. Bir çokları da bana, senin görevin dünyayı kurtarmak değil ki! sen maneviyatını güçlendir, ibadet et iyi bir kul ol ve ahirete göç et. Çok yorma kafanı, düşünme bu kadar Allah’ın dediği olur gibi cümleler söylendi hep.

Hatta bana kumru ile sohbet etme, konuşma diyenler bile oldu. Ben kumru ile konuştum ama Üsküdar’a tek başına gitti şimdi ne olacak?

Kelimeler bana aile bireylerini anlatıyor…

Düşünsenize birey aileyi ailede toplumu oluşturuyor ya, kelimeler cümleleri. Cümleler de makaleleri oluşturuyor. Tıpkı bir şairin sadece birine yazdığı aşk mısraları ile dolu bir şiirin, meşhur kadına yada o kadına yazılmış olduğunu bilenlerin, bu aşka tanık olmak, gıbte etmek yada imrenirken hoş düşünmek için. Kısacası bir başkasına yazıldığını bildikleri halde keyifle okudukları bir şiirin yada romanın okunması gibi değil midir aldatılmışlık hissi.

Çünkü bir çok kadın bana şiir, şarkı sözü yazılsın ve hatta roman olsun beni anlatan diye düşünür. Yani en azından bana bunu dile getiren oldu…

Vicdansız Sabuha’dan, Gülpembe’ye nice şarkı sözleri ve ne makaleler yazılmış kim bilir. Kimsenin fark etmediği Suriyeli Ümran ve daha nice meleklerin acılarını görmezden gelirken, sizler aşık olduğunuzu sanırsanız ve yazılan aşk cümleleri keşke bana yazılsaydı diye başka aşk ve acıların yerine kendinizi sadece okuduğunuz anlarda koyarsanız, işte “Eller günahkar, diller günahkar, bir çağ yangını mı bugün, diller günahkar” şarkısını hep birlikte içten içe mırıldanmış oluruz.

Sabah beni uyandıran Üsküdar’a gidelim kuşuna ve rüyama dahi çok uğramayan yüreği, ruhu ve gözleri güzel yarim;

Rüyama gelmişsin, hoş gelmişsin…

Fani bu dünyada yar kalamadın bana,

Uğrunda can verilecek vatan olamadın ki bana.

Lale devrin de yok, Konstantinapolis’de yok böyle  bir aşk,

Ya İstiklal Ya Ölüm, diye haykıran, var mı başka bir aşk?

Ah etme boşuna! Aynaya bak!

Gözlerinden yüreğine gizli geçitlerden akan her bir göz yaşını gören var,

Yaptığın her bir ahı, hileyi ve kara büyülerini bilen var.

Unutma ki, niyeti halis olanların yanında Allah var!

Şeytan sana Allah gibi gösterir kendini, sende kanar da kanar…

 

Üsküdar’a gidelim kuşunun özgürlüğü ne benim gözlerimde ne de senin…

Ne zaman Ümran’ın gözlerinde korku ve acı olmaz o zaman aşk yaşanmaya muktedir…

Üsküdar’a gidelim kuşu artık seni Halep’e gidelim kuşu olarak çağıralım.

Şimdi iç suyunu kana kana, ye rızkına vesile edilen bizlerin sana verdiği cevizi. Sakın bizleri unutma! Fırsat buldukça yine gel. Belki üsküdar’a gelemem ama bende sana Halep’i, Şam’ı, Doğu Türkistan’ı ve daha nice seni bekleyen yurtları anlatırım…

 

 

 

Tags : üsküdara gidelim kuşu
admin

The author admin

Leave a Response