Flag-map_of_Turkey.svg

Bu ayki yazının konusunun “Milli Hakimiyet”  olduğunu belirten değerli bir ağabeyimin mailini görünce, kalbim yerinden çıkacakmışcasına  heyecanlandım. Zihnim bu konuda o kadar dolu ki, yük boşaltacak yerden daha çok, ekim yapabileceğim iklimi uygun zihinler bulmaya çalışıyordum. Lafımı fazla uzatmadan tüm Ezcümle yazar ve okurlarına selam olsun…

 

Bilindiği gibi belli kesimler tarafından kabul görebilmek için, o kesimlerin onayını alabileceğiniz, referans gösterilebilecek doğrulukta çalışmalar yapmanız gerekir. Bu sayede hem o kesimlerin dikkatini çekip güvenini kazanırsınız hemde yaptığınız çalışmalar güven bunalımı olmaksızın kabul görür. Tıpkı sizden önce bilmediğiniz bir içeceğin, güvendiğiniz biri tarafından içilmesi sonrası, güvenle içmek gibi. Bu konuya en iyi örneği evrim teorisini çürüten yazılı ve görsel çalışmaları ile Harun Yahya takma adını kullanan gerçek adı Adnan Oktar ile verebiliriz. Kendisi doğru olarak kabul gören bir konuda islam alimlerinin dikkatini çekip takdirlerini toplayarak belli bir kesim tarafından kabul görmüştür. Tabi tırnak içerisinde şunu da belirtmek isterim, “belli kesimler tarafından alim olduğu kabul edilenler”

Benim de tüm kesimlerin dikkatini çekebilmek adına somut öneri ve bazı çözümlemelerim var. Ancak bunları ekip biçebileceğimiz uygun bir zihin tarlası olduğunu düşünmedeğim gibi bir çok Türk evladının yeşermeden biçildiği gibi biçilme ihtimali, benim içinde var. Devlet görevlisi ve ağırlıklı yönetici pozisyonunda olan görüştüğüm insanların neredeyse %90’ı bana sen bunları düşünme, düşünenler var. Yapma, yapanlar var sen işine bak gibi yaklaşımlar sergiliyorlar. Her defasında günümüzün artık siber bir çağ olduğunu dile getiriyor ve web site hacklemek ile siber ordu kurulmuyor diyorum. Yüksek müsadelerinizle bazı konulara dikkat çekmek istiyorum.

Sondan geriye doğru gidelim; ülke çapındaki elektrik kesintisi ile ne kadar çaresiz kalabildiğimizi hep birlikte gördük. Evet bu bir siber saldırıydı ve bu saldırı yapabilecek yeterliliğe sahip 2 kişi var. Bunlardan biri Hintli diğeri ise israil asıllı bir hacker. Bakınız neredeyse tüm devlet kurumları siber orduların kontrolü altındadır. Sanal alem diye adlandırılan platformun gerçek diye adlandırdığımız dünyaya etkisi bakın ne kadar etkili olabiliyor. Şehit edilen savcımızın saldırı planını yapan hainlerin içersindeki muhbirlerin neden bilgi veremediğini biliyormusunuz? Çok basit, bilgi paylaşımında bulunan muhbirlerin herhangi bir veri tabanı yok. Bağlantısı koptuğu an muhbirde kopup gider. Mobeselerde çalışan başarılı bir yüz tanıma sistemi de mevcut değil.

Hiç bir bilişim suçuna karışmadım ama inanın istesem gecede en az 3-4 bin dolar kazanmak hiç zor değil. Çok şükür beyaz taraftan siyah tarafa hiç geçmedim. Şimdi bana bilgisayar mühendisi olup bir bilgisayar yapan bir oluşum gösterin? Herkes bir etiketin peşinde ve geliştirme yok. Bakınız TÜBİTAK; en son yapılan açıklamada şu an için bilir kişi hizmeti verebilecek personelimiz mevcut değil, eğitim sürecindeyiz denildi. Ne kadar vahim bir durum…

 

Devlet kurumlarında satın alımı yapılan hangi yazılım yada donanım hangi bilirkişi tarafından denetleniyor? Son olarak DMO’da casus yazılım tespit edildi haberlerini gördük. ÖSYM’de flash disk ile sızdırılan sorular derken öğretmen atamalarına hiç değinmeyeceğim.

“Milli Hakimiyet”

Tırnak içinde belirttiğimiz” MİLLİ HAKİMİYET” bana göre teknoloji ile sağlanmadığı müddetçe Milli Mahkumiyetten öteye geçilmeyecektir.  Tamamen bağımsız ve özgür geliştiricilerin tam olarak ne geliştirdiğini bilmeleri güvenlik riski olabilir. Bu yüzden siber bir ordu komutanı sayesinde tamamen gizlilik ilkesi içinde ama dışarıdan bakıldığında ticari görünen bir yapıdan söz ediyorum. Rahmetli Kuşçubaşı Eşref dedenin stratejilerini anlayıp günümüze uyarlayabilecek stratejilerden bahsediyorum aslında. 3-5 kişi ile İRA’yı oluşturan Kuşçubaşı Eşref’in şimdiki teknoloji ile neler yapabileceğini hayal edebilirmisiniz? Özellikle amerika bu işi çok iyi yapıyor. Başkan Obama ulusa sesleniş konuşmasında 5 yaşındaki çocuklardan oyun oynmalarını ve bilgisayar yada mobil platformlarda vakit geçirip bir tane de oyun siz geliştirin demedi mi? Neden dedi? Çocuklar oyun yazacak ve tüm dünya indirecek bu oyunu. Sonra CIA,FBI,NSI gelecek ve tüm haklarını çok iyi bir hayat koşulu karşılığı alacak. Yani erişim hakkını alacak. Neye mi erişecek? Telefonunuzdaki kameraya, mikrofona, rehberinize, galerinize vs. Bunlara eriştikten sonra artık bedava casusları olacak. Sonra “bu fuat avni kim yaa!!!” dedirtecekler insanlara. Şimdi facebook’un kurucusu zuckerberg mi diyeceksiniz? Apple a steve jobs, microsoft’a bill mi diyeceksiniz?  Haydi Tarkan’a da Tarkan diyin o halde… nerede bu süper star, mega star çıkaran akıl? Evet değerli okurlar, Milli Hakimiyet iki kelime yazmak kadar kolay aslında ancak kullanıcı nesil ile bunun yerine Milli İhanetde istemeden de olsak çok daha başarılı oluyoruz. Son olarak çok daha fazla detay veremediğim için özür diliyorum ve sizlere güvenlik protokolümden bahsetmek istiyorum. Bu konu malesef benim için çok önemli.  Özellikle geliştirici olmanın verdiği zorluk ve güncel yaşamdaki riskler bizlere şizofrenlik yada paranoyaklık yaftası yapıştırmaktadır. Son zamanlarda yerli yada yabancı turistlerin çaktırmadan fotoğrafımı çekmeleri ve inkar etmeleri sonrası telefonlarında kendi fotoğrafımı görmüş olmam bu yaftayı daha da sağlamlaştırıyor. Olur ya insanlık halidir diyerek 10 farklı sunucuma 48 saat boyunca erişemem halinde, bu güne dek edindiğim somut bilgilerin yavaş yavaş haber ajansları ve bir çok kanal aracılığı ile yeni nesillere aktarılıp devlet erkanını ve halkın bilgilendirilmesini sağlayacağını, aynı zamanda ülkeden tüm dünyaya gündem değiştirebileceğini belirtmek isterim. Bir ülkenin Milli Hakimiyeti ancak ve ancak stratejik bilişim planları ile mümkün olacaktır.

Tags : bilgi güvenliği uzmanımilli hakimiyetmilli irade
admin

The author admin

Leave a Response