Bilgi Güvenliği

Keşke o ayrık otları bu kadar çok olmasaydı…

ayrıkotu

Keşke o ayrık otları bu kadar çok olmasaydı…

Aynaya bakınca halen daha kendisini görebilen var mı acaba?

Açıkçası ben artık aynada kendimi göremez oldum. Aynaya bakınca tanıdık biri var ama o ben değilim. Toplumu şekillendirmek isteyenlerin büyük başarısı sanki bu. 15 Temmuz’un üzerinden henüz 60 gün yeni geçmişken, yeni yeni ayrık otları ile uğraşılmaya başlandı. Her kesimin tek vücut olması ise tamamen içgüdüsel bir refleks. Bu çok garip değil mi?

Uzun süredir ekilip biçilen bu topraklarda hangi ayrık otları mı var?

Alevilik mesela… bu topraklarda yaşayan asil topluluklardan bir tanesi de Alevilerdir. Asırlar boyunca zulme uğradıkları dillerden dile yayılmıştır. 1990 larda ise ayyuka çıkan mum söndü saçmalıkları da bu ayrık otunun dikenlerini yetiştirmek için özel bir çalışmaydı ama ekildi bir defa ayrık otu.

Ben Alevimiyim? Alevilik nedir dediğimizde, pir sultan abdal derneğinden karaca ahmet’e kadar farklı görüşler duyacaksınızdır. Bir Türk Alevi ile Kürt alevisinin, aleviyiz biz derken bile ayrı görüşlerde olduğunu görebileceksiniz. Kısaca Aleviliği Hz. Ali’yi sevmek ve onu takip etmek olarak algılamak istersem, sanıyorum buna kimse karşı çıkamaz. Lakin, bende aleviyim dediğimde, sen alevi olamazsın, ehli beytin torunu değilsin diyenler oldu ve kendileri ile çeliştiklerini anlattım. Bana 7. göbek akrabalarını çıkarabilecek kaç kişi bulabilirsiniz? Efsane değil ama kayıtlı, belgeli. Bu mümkün değil, çünkü tüm arşivlerimiz bilindiği gibi kağıt parasına satılmış…

1990 lardı yine, mahallemize bir sürü Türkçe konuşamayan ve biz kürdüz diyen abiler geldi. Erenköy’ün orta yerlerinde tezgah açıp manavlık yaptılar. Hiç kimse onlara burada satış yapamazsın demediği gibi çocuklarını okutan, zor durumda olan bu insanlara destek amaçlı alış veriş yaptılar. Hiç unutmam mehmet isimli ağabey bakkalı devir almış bende alış veriş yaparken beni hırsızlıkla suçlamış, sonra dayımla beraber gidince özür dilemişti. O zaman anladım ki insanın kürdü, alevisi, lazı yok bilmem nesi yok! İyi insan ve kötü insan var…

Aziz Nesin’i yakma girişiminde bulunan kötü insanlara Müslüman denildi ve alevileri katlediyorlar, yakıyorlar dediler, tıpkı şimdilerde TV lerde bile çocuk erotizminin desteklendiği halde en büyük çocuk hakları savunucularının takındığı tavırlar gibi yukarıdan bakan bir anlayış yine bir ayrık otunu suladı. Oysa herkesin ve her kesimin istediği barış ve huzur içinde yaşamak.

Nihat Doğan, rahmetli Özgecan’ın ardından saçma sapan konuştu ve Acun hemen afaroz etti derken medyatik linç edildi bu kişi. Sonra hükümete en yakın profil çizen Beyaz tv de bangır bangır özellikle islami bir dil ve uslup ile konuşmalar yapıyor. Yani ne islamcıyım diyen islamcı ne aleviyim diyen alevi ne de kürdüm diyen kürt. Ya iyi insansın yada kötü insan…

Toplumun ve dünya barışının sorumlusu yada yönetmek zorunda olanı biz miyiz?

cevap1-) Hayır canım ne münasebet!

cevap2-)Evet elbette ki biziz!

cevap3-) Sizi duyamıyorum! Anlayamıyorum!!!

bu üç seçenek dışında bir cevap sanırım yok. İşte burada nasıl insan olduğunuz devreye giriyor.

O kadar çok ayrık otu ekildi ki bu topraklara ne hepsini söküp atabiliyoruz ne de dikenlerini budaya biliyoruz.

Siz hiç bir minnak kedinin, minik bir kediyi dövdüğünü yada bir tanecikim diye sevdiği kafası gider gelir çocukların gerçekten birbirlerine vurabileceklerine inanıyor musunuz?

Bir ara ışıkları söndürme eylemleri gibi şimdi herkes birbirine sarılsa da bu ayrık otları kendiliğinden sökülüp gider mi acaba?

 

Tags : ayrık otu
admin

The author admin

Leave a Response