images (4)

1975-1978 yılları arasında Amerika’nın Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosu sonrasında büyük çaplı bir ambargo henüz görmedik. “Milli Yazılım” “Milli Teknoloji” diye haykırmak ve bu doğrultuda çalışmaktan doğal bir şey de yok. Ancak, kavram karmaşası, yazılım ve teknoloji konularında ülkemizi adeta bir çıkmaza sürüklüyor. Üstelik “Savaşan Robotlar” bir çok ülke tarafından hızla geliştirilirken, bizlerde yerli yazılım ile robot geliştirmek için çabalıyoruz. Az önce belirttiğim kavram karmaşası da oldukça önemli bir detay. Çünkü milli bir programlama dilimiz, işlemcimiz, ana kartımız gibi milli yada yerli kelimelerinin hakkını verebilecek bir alt yapımız yok!

(Felaket tellalliği yapmıyorum ve hiç kimseyi alkışlamıyorum. Lütfen beni alkışa davet etmeyin, gerekirse ben ayağa kalkar alkışlarım)

Donald Trump gibi İlimunati kartlarında yıllar öncesinde fotoğrafı olan hatta Simpsons çizgi filminde yıllar öncesinde ilizyonun temel konusu olan “Kurgu” ile insanları şaşırtmayı başarmış olmaları, bana “Dijital Ambargo” yada “Teknolojik Ambargo” gibi başlıklarla çok yakında karşılayabileceğimizi hissettiriyor.

Olur da Amerika Türkiye’ye teknolojik bir ambargo uygularsa ne olur?

Devlet kurumlarında kullanılan işletim sistemlerinin tamamı bilindiği gibi Windows. Hal böyle olunca, yıllık olarak lisans bedeli ödenen işletim sistemleri için yıl sonuna kadar kullanım izni verilebilir olsa da, yeni bir işletim sistemine geçmek gerekecektir. Pardus yani yerli işletim sistemimiz Unix tabanlı olduğu için ve tam olarak kullanılabilir seviyede olmaması nedeni ile bir bakıma imkansız. Ayrıca,  MS Office uzmanı olan bir çok devlet memuru için ise tam bir kaos anlamına gelir.

Aslında olası bir işletim sistemi değişikliğini, yakın zamanda kara parayı ortadan kaldırmak adına radikal bir karar alan Hindistan’da yaşananları göz önüne alarak örnekleyebiliriz. ERP çözümleri olarak bilinen “Kurumsal Kaynak Planlama ” programların yine neredeyse tamamı windows tabanlı olduğu için yine bir facia olabilir. Yani, güvenlik, sağlık sistemi nede eğitim sistemi bu kaostan yara almaz diyemeyiz.

Dolayısıyla, Amerika’ya ait hangi marka varsa kullanımı yasaklanabilir. Düşünsenize facebook olmazsa, twitter olmazsa yerine milli olarak çıkarabileceğimiz platformlar olur mu? Apple olmazsa, windows olmazsa, intel olmazsa neler olur hiç düşündünüz mü? Yani ben her zamanki gibi şerden hayır bulmaya çalışıyorum. Olur da dijital bir ambargo olursa, en yakın teknoloji merkezi olan Rusya’ya yönelebiliriz. Böyle bir şeyin olması demek açıkça şunu belirtir; Bu güne dek Facebook ile bedavaya tüm özel bilgilerimizi, kullandığımız işletim sistemleri ve koruma programları ile en hassas verilerimizi ve “isteselerdi verirdik” denilen T.C kimlik numaralarımızı verdiğimiz Amerika yerine artık Rusya’ya verelim. “Zaten nükleer çalışmaları da onlar yürütüyor hem teknolojilerini kavrarız ” diyerek yine buna benzer bir açıklama duyabiliriz.

Elbette ki, “Dijital Ambargo” olasılığı çok düşük. Çünkü, para vererek aldığımız yazılım, donanım ve sosyal mecralar sayesinde an ve an takip edilebiliyoruz. Yani, kozmik odayı savunan zeka dijital platformlarda malesef yok ve bu çok ürkütücü bir hal alıyor.

Üstelik bir çok müfredat henüz yeni yeni ülkemize giriş yapıyorken, devlet kademesinde kalifiye bilişimci bulmanın asıl adı da “Copy-Paste Bilişimci” oluyorken, akademik yeterlilik aramak ise tam bir komedi. BPM “iş süreç yönetimi” projelerinde uzmanlık seviyesinde olan arkadaşlarımızın haklı isyanına kulak vermek lazım. IBM, BPM projeleri TÜBİTAK’dan TSE’ye kadar bir çok kurumsal yapının vazgeçilmezidir. Hal böyle iken, IBM tarafından hazırlanan BPM platformları ve geliştiricilerine özel hazırlanan cilt cilt dökümantasyonlar haklı olarak şunu dedirtiyor; “Adamlar hangi ara bu platformu hazırladı, hangi ara güncelledi ve hangi ara cilt cilt dökümantasyon hazırladılar inanılır gibi değil”

Biz ne yaptık?

Çocuklarımız teknolojiyi kullansınlar diye, alışsınlar diye Fatih Projesi kapsamında bedava tabletler dağıttık. Ama kimse çocuklar teknoloji kullanmasın da GELİŞTİRSİN demedi. Şu anki geliştirme de muasır medeniyet olarak algılanan ne varsa kopyalamak.

En başında söyledim, ben kimseyi alkışlamıyorum, ayakta alkışlamak için bekliyorum. Beklerken de çözüm üretmeye çalışıyorum. Tamam koltukta sizin olsun mevki de sizin olsun. Biz bir aileyiz, bir olalım, hür olalım, diri olalım diye yazıyoruz, çiziyoruz ve konuşuyoruz.

Biz bu ülkede bilgisayar mühendislerine “şu whatsapp a bir baksana, benim bilgisayara format atsana” demeyi bırakmadığımız ve bir kişinin lebiderya olan Bilişim konularında her şeyi yapabileceğini sanmaktan vazgeçmediğimiz müddetçe işimiz hakikaten zor.

Olur da bir dijital ambargo olursa, “Doğal gaz olmasın sobaları kurarız, elektrik olmasın  mum yakarız, Amerika olmasın, Rusya var ya!” der miyiz? Çok merak ediyorum.

Bir diğer merak konusu ise, konvansiyonel olmayan savaş teknikleri arasında yer alan “Siber Savaş” başlığı ile ilgilenenler, “Bilişimi, bilişimcilere bırakacaksın yoksa motoru yakarsın” söylemlerine mazhar olanlara akıl veren uzmanlar mı?

Neyse ki Siber Güvenlik Komutanlığının tıpkı “kozmik oda” faciasındaki akıl dolu manevraya benzer manevraları yapabildiğini ve konunun uzmanı olan paşamızdan, aldığı tecrübeyle beraber sancağı çok iyi taşıdığını gösteriyor. Bu da ister istemez köklü ve güçlü olan Türk devletimizin binlerce yıllık geleneğinin, teknolojik olarak da kavranabileceğini göstermektedir.

Tabi Kırım’a uygulanan dijital amerikan ambargosu ülkemizde ne derece uygulanabilir? Ayrıca üstüne para verip kim tüm bilgilerini teknoloji kullanımı karşılığı başka ülkelerle paylaşabilir? Kırım, Türkiye ile karşılaştırılabilecek bir ülke mi? (Elbette değil ama alacaklarını almış ve fişimizi çekmek isteyebilirler)

 

 

Yinede makaleme aljazeera de yayınlanan haberle son vermekte fayda görüyorum…

Yeni yılda kullanıcı değil, geliştirici olmak dileği ile “MUTLU YILLAR”

Kırım’a dijital ambargo genişliyor

ABD’nin Kırım’a uyguladığı yaptırıma yeni teknoloji firmaları da dahil olmaya başladı. Apple ve Valve, Kırım’a tüm satış ve hizmetlerini durdurdu.

Apple, Kırımla olan ticari ilişkilerini sonlandırdı.

ABD hükümetinin geçtiğimiz yıl yaptırım kararı aldığı Kırım, teknoloji firmalarının da kara listesine ekleniyor. Rus yanlısı milisler ile Ukrayna ordusu arasında yaşanan çatışmaların devam ettiği bölgeye gelen teknoloji, satış ve hizmet yasağının ardından, Apple ve Valve de Kırım’ı kara listeye aldı. Kırım, Aralık 2014’te ödeme operatörleri  Visa ve MasterCard tarafından kara listeye eklenmişti.

Apple, alınan kararın ardından Kırım’daki tüm geliştiricilerle bağını kopardı. Şirket, bölgede yaşayan iOS uygulaması geliştiricilerinin artık iPad ve iPhone gibi ürünlere yazılım üretemeyeceğini açıkladı. Apple, Kırım’a ürün ticaretini de durdu. Bu karar tüm donanım ve yazılımları içeriyor.

Venture Beat sitesinde yer alan habere göre, Kırımlı geliştiriciler bu yasağı kolayca aşmak için Apple Geliştiri Merkezi’nde farklı bir bölge seçerek yeniden kayıt yaptırıyor. Ukrayna’dan gelen IP adresleri ise uyarı mesajıyla bloklanıyor.

Valve de kapıyı kapattı

Apple’ın yanı sıra, oyun geliştiricisi ve dağıtımcısı Valve de Kırım’la ticareti sonlandırdı. Alınan kararla, bulut oyun platformu Steam üzerinden Kırımlıların oyun indirmesi yasaklandı. Kırımlı oyun geliştiricilerin ise halen Steam üzerinde satış yapıp yapmadığı ise bilinmiyor.

MasterCard ve Visa’nın ardından, PayPal Kırım’daki kullanıcıların hesaplarını Cuma günü devre dışı bıraktığını açıkladı. Rusya Merkez Bankası ise Kırım’da kredi kartlarının sorunsuz biçimde kullanıldığını öne sürmüştü.

Kaynak: Al Jazeera

Tags : amerikan amborgosudijital ambargomilli yazılımSiber güvenlik komutanlığıyerli teknolojiler
admin

The author admin

Leave a Response