Bilgi GüvenliğiGenel

Siber Güvenilir Kurumlar için DDK görev başında

devlet denetleme kurulu

Devlet Denetleme Kurulu, yeni yapısı ve yetkileri ile birlikte önümüzdeki günlerde adından çokça söz ettireceğe benziyor.

Devlet kurumlarında yuvalanan kripto FETÖ/PDY mensuplarının tespit edilmesi, DDK‘nın en önemli görevleri arasında ilk sırada.

Öte yandan, kamu kurumlarında, “7/24 çalışıyoruz” iddiasında olup sürekli devlet başkanı ile verilen pozlarını kişisel ve kurumsal twitter hesaplarından paylaşıp aslında hiç iş yapmayanlar da DDK’nın yeni dönemde merceği altında olacak.

DDK’nın özellikle “bilişim” başlığında çok kıymetli uzmanları bünyesine dahil etmesi de bu öngörünün gerçekliğini bizlere hatırlatmış oluyor.

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” atasözümüzden hareketle, BTK’yı çok eleştiriyoruz.

Çünkü, BTK‘nın yetkileri arasında olan erişim engelleme gibi çok önemli olan başlıklar maalesef, yabancı teknolojilerin altyapıları ilesağlanabilmektedir.

Örneğin, uzun süredir gündemde olan ve henüz mahkemeden bir karar çıkmayan UBER ile taksiciler arasındaki olaylar, mahkemeden “UBER kapatılsın” kararı verilmesi halinde ve UBER’in “ben kapatmam hadi buyurun siz kapatın” demesi halinde, tam bir rezalet yaşanmasına neden olacak.

Kısacası, BTK’nın “erişim engelleme” yetkisi var ama maalesef “Googleplay” veya “Appstore” üzerinden erişimi engellemek için doğal olarak bir yeteneği yok.

DDK’NIN SÜPER MÜFETTİŞLİK YETKİLERİ VE BTK’NIN ÇÖZÜM GETİRMESİ ŞARTTIR!..

Bunu dile getirmeyen BTK başkanı, BTK’nın resmi “Twitter” hesabından ya devlet başkanı ile çektirdiği fotoğrafları paylaşıyor veya BTK‘nın iletmesi gerektiği halde iletilmeyen ve yabancı istihbarat faaliyeti olarak bilinen “Instagram’da yaşanan global erişim sorunu artık ortadan kalkmıştır” diyerek ne devletimizin şanına ne de kurumun asli vazifelerine yakışmamaktadır.

Bu ve aşağıda belirteceğimiz konularda DDK‘nın aldığı süper müfettişlik yetkileri ile tüm kurumları denetleyerek birçok kurumun yaşadığı siber güvenlik zaafiyetlerine dikkat çekileceği gibi mevcutsorunları dile getirmeyen BTK başkanından da çözüm önerisi getirmesinin istenmesi şarttır ve bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Amacımız kurumları ve yöneticilerini yıpratmak değil.

Tam aksine, Milli Güvenlik Kuruluna taşınmış olan ve ulusal güvenlik sorunu haline gelen sorunlar hakkında daha fazla katılımla çözüm üretmektir.

İnanın, Koskoca falanca kurum ve yöneticileri bunları bilmiyor mu? Senin fikrine ne ihtiyaç var?” gibi yaklaşımların Cumhurbaşkanlığı Hükümet Yönetim sistemince rafa kaldırıldığını ve CİMER üzerinden bilgi sahibi olanların, bilgi vermesi hususuna büyük önem atfedilmektedir.

“FIVE-EYES” GİBİ OLUŞUMLARIN SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPMAK…

Mevcutta bulunan riskleri belirtmeden önce, bir kurum başkanının hakikat ile millete hizmet edip etmediğini kolaylıkla nasıl anlayabiliriz diye bir örnek verelim.

Bilindiği gibi, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” denir.

Bu yüzden, devlet başkanımız başta olmak üzere, tüm devlet adamları milletin önüne çıktıklarında ilk başta önlerini iliklerler.

Daha sonra da bu saygıyı gören millet de kişilere değil ama kurum temsilcilerinin temsil ettiği makamlara karşı asla saygısızlık yapmazlar.

Sürekli eleştirdiğimiz ve resmi yazışmalara tenezzül edip cevap yazmayan BTK başkanının, devlet başkanı karşısında saygıdan iki büklüm olan halinin fotoğraflarına benzemese de vatandaşlara karşı da duyarlı olmasını beklemek suç mu?

Elbette ki bu suç değil ama “Five-eyes” gibi oluşumların teknik anlamda sözcülüğünü yapmak, anayasal suç olmasının yanında Kâl-û Belâ”da verilen söze de ihanettir.

Bu açıdan baktığımızda salt sadakat ile liyakat sahiplerinin DDKtarafından kolaylıkla ayırt edilebileceğini belirtmekte fayda var.

SORULAR ÇOK AMA CEVAP VEREN YOK!..

15 Temmuz ve öncesi ne dediysek, sonrasında da aynı argümanlar ile siber güvenlikten bahsediyor, çözüm önerileri sunuyor ve bu çözüm önerilerinin başta BTK yönetimi tarafından sümen altı edildiğini gözlemliyoruz.

Oysa böylesine kritik öneme sahip bir kurum yöneticisinin Instagram’da global anlamda yaşanan yavaşlama sorunu giderildi” gibi bir bilgi yerine, şu sorulara açıklık getirmesi düşünülmez mi:

Hani bizim kendi mimarimiz ile ürettiğimiz bilgisayar donanımlarımız?

Hani bizim “world wide web”in dışında ama “world wide web” ile iletişimde olabilen güvenli internetin hakkını verebilecek internet yapımız?

Hani bizim, çerez lisansını bile MIT‘den almak zorunda olan kurumlarımızın çerezleri?

Hani bizim, yerli arama motoru olarak adlandırılan ama GITHUB‘dan alınan scriptlerin kullanılmadığı yerli arama motorumuz?

Hani bizim bağımsız mobil platformlarımız?

***

Çok daha net sorular soralım isterseniz?

:

Vatandaşımın ve devlet personellerinin (polis, savcı, hakim, sağlık gibi) parmak izleri, hasta verileri, göz retinası ve daha nice hassas verisi yurt dışına çıkarken BTK başkanı başta olmak üzere devlet başkanı ile fotoğraf verip “7/24 çalışıyoruz” diyenler nerede?

Siz çalışmayı, akıllı telefonlar ile millete iletişim sağlamak mı sandınız?

Hayır!

Bu iletişim sağlanırken yabancı ülkelerin, (uluslararası standartlarda belirtilen ve hatta Oxford’a yakışmayan ağlamaklı ve  akıl yakan ingilizceleri ile önemine vurgu yaptıkları standartlara bile aykırı olarak) tüm hassas verilerimizi almalarına nasıl müsade ettiniz?

Aksini iddia edebilecek biri var mı? 

FETÖ‘nün holdinglerinin finanse ettiği siber güvenlik firmalarına milletin vergileri ile kurgulanan binalarda, pervasızca sponsorlukverilmedi mi.

“Five-Eyes” ve çok daha fazlasının tüm yabancı teknolojileri, hiçbir denetime tutulmadan ve vergisi alınıp meşrulaştırılarak ülkemizin her bir köşesine dahil edilmedi mi bu kurum-lar- tarafından?

Halen daha çıkıp “15 Temmuz mesajları” yayınlıyor birileri.

Çok yazık!

“Sosyal Medya” mecraı üzerinden yürütülen bu “koltuk muhafaza hesapları”ndaki halleri gören şehit ya da “gazilik beratı” almamış gizli kahramanlar ise “Ben o gün daralan çemberi açarken bir arada olduğum kişilerle fotoğraf versem, şimdi kim bilir ne büyük hürmete mazhar olurdum” diye düşünüyor mudur acaba bazen…

Bunca eleştiriden sonra çözüm için ihtiyaç duyulan taze kan, yani Türk gençliği önünde önce önlerinizi ilikleyeceksiniz.

Sonra, hep birlikte “bu acınası durumdan nasıl kurtulacağız” diye sizlere yol haritası çizeceğiz.

Bazen bu uslup nedeni ile rahatsızlık duyanların olduğunu gözlemliyoruz.

Ancak bizim siyasete ya da herhangi bir kurumun içine dahil olmak gibi bir arzumuz yok.

Tek arzumuz, haysiyetiyle, şerefiyle Türk milletinin 2023 başta olmak üzere tüm hedeflerine bağımsız teknolojiler geliştirerek ulaşmasına katkı sağlamaktır.

Üstelik, “Biz peygamber önünde dahi eğilmez, yalnızca Mevla’nın huzurunda eğiliriz” diyenlerin torunları, yarın bir gün yanlış yapan ve o dönemin devlet başkanı olan Hazreti Ömer‘in yaşadığı hadiseyi hep birlikte hatırlayalım:

“Ben haktan ayrılırsam ne yaparsınız?”

Cemaat içinden bir sahabe kalkarak cevap verdi:

“Seni kılıcımla düzeltirim ya Ömer!”

Hazreti Ömer (r.a.) ellerini açarak;

“Ya Rabbi! Sana şükürler olsun ki ben Senden gaflete düşersem, Senin adaletinden ayrılırsam, beni kılıcıyla doğrultacak cemaate sahibim” diye şükretti.

DDK, BAĞIMSIZ RAPORLARI DİKKATLE İNCELİYOR!..

Şükrettiği gibi şükretmelisiniz.

Çünkü şu anda ortadaki problemler, kalem ile düzeltilmeye çalışılıyor.

*

Devlet Denetleme Kurulu aldığı yetki ve Türk gençliğinden aldığı bağımsız raporlar sayesinde tüm devlet kurumlarını derinlemesine inceliyor ve hakikatleri de sonunda kadar ortaya çıkarıyor.

Önümüzdeki günlerde, milletten aldığı yetkiyi hakkıyla yerine getirmek ve milletine mahçup olmamak adına çabalayan “Reis”in, haklı mücadelesine destek veren, ancak yanılgıya düşürenleri, babası dahi olsa uyaracak Türk Gençlerinin maceralarına tanıklık edeceğiz.

***

Dertleri şan, şöhret ve makam olmayanların yanında olan Türk gençliği, gaflet ve dalalet içerisinde olan kim varsa uyarıyor!

Üstten bakan tavırlarını, sadece ego olarak düşünüp hıyanetolasılığına asla prim vermemeye çalışıyoruz.

Şayet egolarını kırıp “Türk Gençliği”nden samimiyetle destek isterlerse, bu gençlik akıl, ilim ve cesaretle destek olacaktır.

Aksi halde, bugünün kalemi olan klavye, yarın başka bir uyarı sitemi ile alarm verebilir ve yönettiğini ve hatta geliştirdiklerini sandıkları tüm sistemler çökerken İsrail teknolojisi dahi kurtaramaz kimseyi.

15 Temmuz öncesi ve sonrası şehadet şerbetini içen tüm yiğitlerin dediği gibi; “Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe!..”

DDK’nın efsane hikayeleri ile büyüyen nesillerin bildiği gibi, “Haksızlık karşısında sessiz kalan, şerefini yitirir.”

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyen eski DDK, yeni yetkileri ve hakikatli müfettişleri sayesinde, yeni dönemde de suçlulara göz açtırmayacaktır.

“Allah selamet versin!” diyelim de başka da bir şey demeyelim…

.

dikGAZETE.com

Burak Bozkurtlar

Burak Bozkurtlar

 

Tags : btk başkanı ne iş yaparbtk ne iş yaparddkddk efsane müfettişleriddk efsaneleriddk görevdeddk müfettişdevlet denetleme kurulusiber güvenlikulusal güvenlik sorunlarıulusal güvennlik sorunları
admin

The author admin

Leave a Response