great-idea

 

Hayat bu kadar zor mu?

En azından Ayın yüzeyinde kalan meteorlardan enerji üretebilme fikrini dile getirdiğimiz için giyotin ile ceza verilen geri kalmış bir dünyada değiliz…

 

Benim önerim şudur; Bir defa milletvekili olabilmek için IQ testi yapılmalı. Yani, parası olan ne milletvekili olabilir nede belediye başkanı. Hadi diyelim ille de bu sistem böyle kardeşim işine gelirse denilirse, yine bir önerim var. Milletvekilleri her anlarını kayıt altına alarak yayınlamayı göze alsın. Her an derken çalışma saatleri, randevülerini açıkça yayınlayacaklar. Ailesel konuları çok önemsediğimiz bir olay değil. Kısacası milletin avatarları olmayı kabul edecekler, özellikle Fatih’in Mahkemesi olarak bilinen hadiseye uygun bir yaşam benimseyecekler. Bir başka değişle, yargılanamaz diye bir kavram olmayacak. Bu durumda yargının şu günlerde geldiği durum yüzünden vekillerin, yargı içindeki paralel yapıdan zarar görmesi muhtemel. Bu durumda milletin gördüğü zararlar değil de milletvekilinin zararı düşünülüyorsa vay bu devletin haline.

Her bir devlet memuru, milletvekili, bakan gibi üst düzeyim diyen, dokunulmazım diyen her kim varsa, hesapları şeffaf, denetlenebilir olacağı gibi Kamu ihalelerinde ki tüm alımları millet, yasalardaki GERÇEK KİŞİLİK sıfatı ile denetleyebilir nitelikte olacaktır. 1923’den beri Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir di lakin hazır şu sıralar cankurtaran olan millet, artık devlet başkanının da millet önünde önünü ilikleyen bir edep ve ahlak ile olduğunu görmek istiyor…

Yargı; Anında adalet projesi ile web tabanlı olarak online mahkemeler düzenlenecek. Bu mahkemeler ağır ceza mahkeme konuları kapsamayacak lakin, dolandırıcılık, hırsızlık, gibi kanunlarda basit olarak nitelenen suçlarda geçerli olacak.  Hukuk fakültesinde okuyan öğrencilerde sınıf gözetilmeksizin, bilgi düzeyini ölçen bir sınav düzenlenerek, online hakim, savcı ve avukatlar olduğu gibi, yine bilgi düzeyi sınavları ile netleşecek fakülte bölümlerinden, bilirkişi hizmeti veren öğrenciler de olacaktır.

Örneğin Pegasus havayolu bir gün hava muhalefeti nedeni ile uçakların iptal olduğunu ve şu numarayı arayıp biletinizi erteletebilirsiniz diye mesaj atar. Vatandaş olan ben bu numarayı arar. Karşılama yapan telesekreter, görüşmenin dakikası 2.50 kuruştan ücretlendirilecektir ve ücretlendirme bip sesinden sonra başlayacaktır der. Bende binlerce mağdur gibi hakkım olan biletimi erteletmek için bip sesinden sonra karşıma çıkacak bir yetkili beklerim. 2. bip. 3. bip derken 7 dakikaya yakın bekler ve 3.2.5 TL * 10.000 kişi diyelim. Evet bu basit dolandırıcılık suçudur. Ne ben ne de başkaları bu konu için savcılığa gitmez, gidemez, giderse takipsizlik verilir yada bunun için yapılacak masraf ve zaman kaybı telafi edilemez.

İşte buna benzer suçlarda, Anında Adalet sistemi üzerinden dava yapılır. Pegasus’un avukatı ister katılır ister katılmaz en fazla bir hafta içinde hüküm verilir ve yasal olarak tebliğ edilir bir aya kalmadan da zarar telafi edilir. hemde devlet, bu tip ahlaksızlık yapan şirkete, hımmm… bak akıllı ol benim vatandaşım sahipsiz değil der.

Bu sistemde hiç kimsenin adı olmaz. Sistem her bir savcı ve avukata bir ID yani kimlik numarası tanımlar. Bu sayede ülkemizde meşhur olan ahbap- çavuş ilişkisi yada paralel bir yapı ile adalete leke sürülmez.

Evet yargı bir nebze çözüldü. Gerçek mahkemelerde ise, mahkemeye katılan herkesin ağzından çıkanların yazıldığı bilgisayar yerine, şu anda TBMM de kullanılması planlanan yerli teknoloji yazılım ile, ağızdan çıkan her söz bir insanın klavye kullanmasına gerek kalmadan bilgisayar ekranında görülür ve istendiği an çıktısı alınabilir. Aynı zamanda, olası paralel hakim ve savcıların tespiti için haksız, yanlı ve çıkar amaçlı karar verenler izlenebilsin diye (halk ve yetkililer tarafından) kamera ile kayıt altına alınır. Benim dışımda bu işe çözüm getirecek sayısız genç varken bu konuda benden bu kadar… (bu durumda okurken para kazanmak çok daha keyifli olacaktır)

Eğitim; Paralı ve kaliteli okullar (lise, üniversite, ilkokul, anaokulu vb) Şimdi ben burada şu anda dahil olduğum Harvard üniversitesi Computer Science 50 programından esinlendiğim sistemde olduğu gibi interaktif bir eğitimden söz edeceğim. Sınıf içi yada dışındaki eğitimlerdeki temel esas olan kamera kayıtlı olan derslerin video işleme yöntemleri ile sunulmasıdır. Daha net anlaşılması için örnek vereyim.

Örneğin;

Ben Okan üniversitesinde başarı burslu öğrenciyim. Çok iyi hocalarımız da var çok saçma hocalarımızda. Saçmalık, hoca kıl ve adamına göre muamele yapıyor. Bende aynı zamanda çalışıyorum ve gelebildiğim (faydalı olan, dersine zevkle gidilen ve iş nedeni ile gidilemeyen) tüm derlere geliyorum. Ancak vize ve finaller için (aslında öğrenmek için demek isterdim ama ülkemizde öğrenme kavramı vize ve finallerden geçiyor) ders notlarına ihtiyacım var. Bilen bilir, ders notları bölümün en çalışkanı tarafından tutulur yada kaliteli hocalar kendileri destek vererek oluşturur. yeni sistemde, ders notları sistem üzerinde cüzi ama çalışkan öğrencileri destekleyecek harçlık niteliğinde ücretli olacak. aynı zamanda hem para kazanayım, hem dersi öğreneyim hem de okula gitmekten zevk almam teşvik edilmiş olunacak. Sınav zamanları olur da başarısız olursam tartışma salonlarında bilenler bilmeyenler ile tartışarak konuları anlatacak. Kısacası kalma yok, bilmeden geçmek de yok. Bil ama yapma…

Her çocuk daha ana okulundan itibaren yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre sınıflandırılacak. Çocukların hayallerini avlamaya çalışan Barack Obama’nın ulusa sesleniş konuşmasında, bilgisayar oyunları oynayın ama ne olur bir tane de siz yapın dediğini de hatırlayıp, çocukların dünya barışı, huzur ve sevginin yegane temsilcileri olduğunu unutmayın. Matematik, Fizik,i Kimya, Mühendislik ve aklınıza gelen tüm bilim dallarında ülkemizi 5 yılda ilk 10 da görebiliriz.

Şimdi bu konuda da giriş olarak benden bu kadar…

Sağlık;

Güvenlik;

Sosyal Devlet Sorumlulukları;

Ben bu yazıyı uzatır da uzatırım. Çözümleri tek tek sıralarım. Ancak bu yazdıklarımın okunması ve paylaşılması bir yana, aslında bu fikirlerin sadece bana ait olmadığı, hepimizin, geleceğimizin ve kendini genç hissedenlerin olduğunun kabul edilip çabalanması bir yana…

Ben bir Yaşar Kemal değilim ki yazılarımı derleyecek bir eşim olsun.

Ben bir Atatürk değilim ki,gençliğe hitabeyi ben yazmış olayım.

Ben bir Fatih değilim ki, bilişim çağını kapatıp yeni bir çağ açayım.

Ben bir Einstein değilim ki, paralel evrenlere gideyim yada solucan deliğinden geçeyim.

Ama ben bir İnsan olarak, sonsuzluk teorisi, paralel evrenler ve daha bir çok gerçekliği bilerek, insanın doğasında olan “bildiklerini aktarma” kabiliyetini sonuna kadar kullanırım.

Varsın bana deli desinler, varsın onlara da güçlü, akıllı ve kazanan desinler. Önemli olan sizlerin ne tarafa yakın olduğunuz ve tüm bunların gerçekliğini gördüğünüz halde ne yaptığınızdır?

 

 

Tags : devlet başkanlığı naslı olmalıhalk için projelerpararlel yapıyeni başkanlık sistemi
admin

The author admin

Leave a Response